-" Yapamam İsmail Ağa .Korktuğumuzu anlarlar."
-"Akıllarına bile gelmez korktuğumuz . Kalabalık hiç fitne fücur düşünmez .İyi niyetlidir ."
-" Gelir İsmail.Kalabalık kadar zekisi dünyaya gelmemiştir ."
" Mahmut Han o gece sabaha kadar uyuyamadı, sarayın içinde döndü durdu ve düşündü . Ölümü ve hayatı düşünüyordu . İnsanları, şu dağlardan, ovalardan kopup gelen kalabalığı düşünüyordu.Bunlar bir erkek ve kadının mutluluğu için buraya toplanmışlardı.Dışarıdan bakınca öyle görünüyordu .Ama bunun altında çok şey vardı .İNANILMAZ BİR ÖFKE VARDI .YÜZ BİN YILIN BAŞKALDIRMA DUYGUSU VARDI . Şu konuşmayan , kıpırdamayan öfke ...Bir delikanlıyla bir kızın sevdasını bahane eden öfke ...
...
Şu halka bir çare bulmazsak hepimizin
kellesi gider.YARIN ZULMÜ BAHANE EDERLER, ÖBÜRSÜ GÜN VERGİYİ ,ÖBÜRSÜ GÜN SARAYIMIZI , ÖBÜRSÜ GÜN EKMEĞİ ...Ve birikirler birikirler ...Yüz bin yılın öfkesi ve de acısıyla ...Şimdiki gibi sessiz birikirler.Ve bu kalabalığa güç yetmez .Onlarla ordular , bir dünya kadar ordu olsa başa çıkamaz .Bunlar bir araya gelmeyegörsünler, önüne geçilemez .Bir çare , bunları bir araya getirmemek için bir çare ..."