Bazen tamamen sudan çıkmış balık olduğumdan emin oluyorum ve Paris'e veya bir keşiş mağarasına ait olduğumu veya İtalyan kırmızısı şarabımı içerken gelmiş geçmiş tüm yaratıklar üzerine radikal fikirlerini bağıra çağıra seslendiren serkeş ve acınası bir bohem topluluğa mensup olmam gerektiğini düşünüyorum.
Toplumdaki tüm bireyler, toplumun tüm kesimleri kendinden üstün olanları taklit eder. En üstünler kimdir? Aylaklar, zengin aylaklar. Kural olarak bunlar çalışan kimselerin bildiği şeyleri bilmez. Bunlara dair konuşmalardan sıkılacakları için aylaklar bu tür sohbetleri işten bahsetmek diye karalayıp uygunsuz olarak farman etmiştir. Yine iş kapsamına girmeyen, yani üzerine konuşulması münasip konuları da ferman ilan ederler ki bunlar son operalar, yeni çıkmış romanlar, iskambil oyunaları, bilardo, davetler, otomobiller, at yarışları, alabalık ve orkinos balıkçılığı, avcılık, yatçılıktır ve yaz bir kenara, bunlar da aylakların iyi bildiği şeylerdir. İşin en komik tarafıysa akıllı insanların ve akıllı gibi görünenlerin çoğu aylakların kendilerine bu şekilde tahakküm etmesine izin verir. Bense bir kişinin en iyi şeyi neyse onu olmak isterim; sen ister buna işten bahseden kaba adam de, ister başka bir şey.