"Kurmaya çalıştığımız bütün bu kişisel ilişkiler geçici. Eskiden ölümün seçici olduğunu düşünürdüm; bu romanlardan edindiğimiz bir fikir, çünkü roman kahramanlarından bazıları konuşsunlar diye sona kalıyorlar. Şimdi 'Ölüm kimsenin gözünün yaşına bakmaz,' cümlesi benim için gerçek olmaya başlıyor."
"Vücudum, benim zavallı vücudum," diye iç çekti Mrs. Moore. "Neden güçlü değil? Ah, neden çekip gidemiyorum uzaklara? Neden görevimi tamamlayıp gidemiyorum? Yürüdüğümde neden başıma ağrılar giriyor, nefesim kesiliyor? Her zaman yapılacak şu var, yapılacak bu var, kendi bildiğin gibi yapacağın şu, onun anladığı gibi yapacağın bu; hep anlayış gösterme, hep kafa karışıklığı ve birilerinin ya da ötekilerinin yükünü çekme. Neden şu ya da bu kendi anladığım gibi yapılamaz, neden bunlar beni rahat bırakarak yapılamaz? Bir şey neden illa yapılmalıdır, hiç anlamıyorum? Niçin bu evlilik, bütün bu evlilikler?.. Evlilik bir işe yarasaydı insan ırkı yüzyıllar önce tek bir kişi olurdu. Ya aşk hakkında edilen şu palavralar, kilisede aşk, mağarada aşk; sanki aralarında şuncacık bir fark varmış gibi. Bu zırvalara yüzünden işimden gücümden ediliyorum!"