"Baksam onu incelediğimi düşünmesinden korkarım; bakmasam başka bir şey düşündüğümü sanabilir. Parmaklarımın ucunda yürüsem memnun olmayacak; sert bassam ben utanacağım."
Usta yazar Tolstoy bu romanı yazarken saatlerce odasına kapanır ve öyle yazardı. Öyle ki hizmetçisine zorunlu bir neden olmadıkça kendisini rahatsız etmemesini söylerdi. Hizmetçi de Tolstoy'un yemeğini kapıya bıraktıktan sonra kapıya bir defa vurur ve giderdi.
Sürekli böyle devam eden hizmetçi aradan birkaç gün geçtikten sonra yemeğin yenilmediğini görür. Bunun üzerine kapıya vurur ama içeriden en ufak bir ses dahi yoktur.
Telaşlanan hizmetçi komşulara, yakın arkadaşlara haber verir ve hemen gelip yardım etmelerini isteyince gerçek ortaya çıkar.
Eve gelenler kapıyı açarlar ve büyük yazarı cenin pozisyonunda yerde yatarak ağladığını görünce büyük bir şaşkınlık yaşarlar.
Neden böyle ağladığına anlam veremeyenler Tolstoy'a bunun sebebini sorunca ünlü yazarın ağzından şu sözler dökülür:
"Anna Karenina öldü."
Kitap Simyacıları KulübüAnna KareninaLev Tolstoy
Anneannemi özlüyorum... Yollasana onu bana. Dayımın ölümünden sonra yıkıldı diyorsun. Canım acıyor... O koca çınar hep ayakta kalmalı. Ama bir yerde kimse dayanamıyor değil mi hayatın kahrına?
Bu ne savaştı yâ Rabb'i!
Yüz bine karşı üç bin!..
Çılgın bir kartal sürüsüne karşı bir kanarya!..Küfre karşı iman, emperyalizme karşı İslâm!..
Ezenlere karşı ezilenleri kurtaranlar, işkencecilere karşı kurtarıcılar.