"...Rasûlullah, Taif dışındaki bahçesine sığınarak saldırılardan kurtulabildi. Bu esnada Rabb'ine şöyle dua etmiştir:
"Allahım, kuvvetimin yetersizliğini, çarelerimin tükenişini ve insanlarca horlanışımı sana havale ediyorum. Ey acıyanların en merhametlisi, sen horlananların Rabbi, Sen beni kime bırakacaksın? Üstüme saldıran uzak birilerine mi, yoksa başıma geçirttiğin bir düşmana mı? Eğer bana bir kızgınlığın yoksa bunlara aldırmıyorum, ancak benim için afiyet vermen daha memnun edicidir. Yüzünün, kendisiyle karanlıkların açıldığı, dünya ve âhiretin ıslah olduğu nuruna sığınırım. Bana gazabının inmesinden, kızgınlığına düşmekten sana sığınırım, sadece senin rızanı isterim, yeter ki sen razı ol, çare de ancak seninle, güç de ancak seninledir."
"Övenlerin yüzüne toprak saçın, yani onları hor görün" buyurmuştur. (Müslim)
Hz. Ali övüldüğünü duyduğu zaman şöyle derdi:
"Allah'ım bunların bilmedikleri kusurlarımı bağışla, bunların sözleriyle beni kınama, onların sandıklarından beni daha hayırlı eyle."
Hz. Ömer övüldüğünü duyduğunda ise:
"Nedir, hem beni, hem de kendini helâke çalışıyorsun" derdi.