H.

İnsanoğlu hiç kuşkusuz doğa yasalarıyla hiçbir ilişkisi olmayan özgün bir ortadan kaybolma biçimi icat eden tek canlı varlıktır. Bunun belki de bir ortadan kaybolma sanatı olduğunu söylemek gerekiyor.Belki de bizim asıl derdimiz hiçbir sorumluluk yüklenmeyeceğimiz, özgürlük ve irade gibi tamamıyla yararsız kavramlar üstüne oturan bir dünya oluşturmaktı, örneğin, "Biz düşledik IBM gerçekleştirdi" gibi. Konu kölelik olduğunda bu konuyu tüm kurnazlık ve yaratıcılığını kullanarak en ince ayrıntılarına kadar didik didik edebilecek tek varlık insandır. Belki de bütün bu elektronik, sibernetik devrim insan tarafından hayvani bir kurnazlık örneği sergilenerek artık küresel düzeye ulaşan devasa bir sorumluluktan ve kendinden kaçıp kurtulabilmek amacıyla keşfedilip gerçekleştirilmiştir. Cinsel süreç, ölüm süreci, her türlü özgün ve kendinden kaçılması olanaksız sürecin yaşam ve ölümün teknik ve yapay eşdeğerlisi olarak nitelendirilebilecek nihai çözüm yararına gerilediği görülmektedir.
Sayfa 33
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bizler bu tekelleşmiş küresel ağların içinde yüzen rehineleriz. Aynı zamanda hem kurban hem de suç ortağı konumundayız.Egemenlik düzeninin en büyük kurnazlığıysa bu tekelin kimsenin denetimi altında bulunmamasıdır. Olan biten bütün bu iyi ya da kötü şeylerden hiç kimse, hiçbir birey, devlet ya da yasal süreç sorumlu tutulamaz.
Sayfa 30
Deleuze'un 'fark" kavramına güzel bir örnek
Egemenlik düzenine özgü iletişim evreni ve bütün dünyayla bağlantı kurabilme kapasitesine sahip olmayan her şey bu düzen dışına atıldığından bu bir baskı kurma ve yabancılaştırma düzeni olarak nitelendirilemez. Bunu daha çok suça eğilimli küçük bir azınlığın dışlanması gibi görmek gerekir. Tıpkı kötülük diye bir şey yoktur diyen ilahiyatçılar gibi. Bu açıdan bakıldığında kötülük, iyiliğin tersi ya da düşmanı olarak algılanamamaktadır. Eğer iyilik, kötülüğün tersi olsaydı nihai aşamada bir kefaret ödeme koşuluyla kendisine olumsuz bir görünüm kazandırılabilirdi, ama artık iyilik diye bir şey yok, iyilik bir yanılsama bir hayalden ibaret bir şeye dönüştü.
Sayfa 26
Bundan böyle bizim bildiğimiz anlamdaki olumsuzluk kavramının, yani tarih ve insan eylemlerinin itici gücünün yavaş yavaş ortadan kaybolmaya başladığını ve günümüzde küresel rekabet oyununun o eski karşıtlık ve m güç ilişkilerinden çok başka bir şekilde oynandığını kabul etmemiz gerekiyor. Bugün artık Aydınlanma çağına özgü eleştirel çözümleme ve meydan okuma aşamasından hiçbir strate?inin üretilemediği, kurmayları umutsuzluğa düşüren çok daha radikal bir aşamaya geçilmiştir; yoksa bizi inandırmaya çalıştıkları uzlaşmacı demokrasi anlayışına sahip iyi bir küresel düzen aşamasına değil.
Sayfa 29
"— Bir günlüğüne dünyayı yönetmeniz istenseydi ne yapardınız? — Gerçekliğe son vermekten başka bir seçeneğim olmazdı ki. — Ben de bu işin altından nasıl kalkacağınızı görmek isterdim!" (Musil)
Sayfa 26