İnsan yarımyamalakların hikâyesini ömür boyu anlatabilir mi? Bu belki de dayanılmaz bir gerginliği ömür boyunca yaşamakla olur. Böyle bir sinirliliğe ne kadar katlanılabilir? İnsan her an kendini parçalayarak, kendi etinden kanından vererek, yaşayabilir mi? Gerçeği aramak bu mudur? Böyle olanları görünce, bu sinirin insanı nasıl dondurduğunu gözledikçe,dehşet içinde düşünüyorum. Her şeyi yarım yapmış olmanın dehşeti var bunun içinde. Yeni bir şık belki de tam bilmekle mümkün olur.
Tehlikeli oyunlar oynanmıştır.İnsanın içinde ifade edilemez bir eksiklik duygusu kalır. Her şey başka türlü olabilirdi sanki.Bütün bu oyunlar bu kadar kötü oynanmayabilirdi.
Ama bu hayatta hiçbir şey uzun sürmez;ikinci kez duyduğu mutluluk da,ilkine oranla pek cansızdı.Üçüncü kez duyduğu mutluluk biraz daha zayıflayacak, en sonunda da yok olup gidecekti. O da eski ruh haline dönecekti, tıpkı taşların suda sektirilmesiyle oluşan halkaların bir süre sonra kaybolması gibi...