Uğur Karaaslan

Uğur Karaaslan
Kendi yazdıklarımı ve gerçekten çok ama çok beğendiğim alıntıları paylaşıyorum... Desteğin için şimdiden çok teşekkür ederim. Şiir Düşün&ce Fitness Futbol Beşiktaş
Sistem Destek Uzmanı, Migros çalışanı
Bilgi yönetimi Myo
Adana
Seyhan, 17 Mayıs 1988
37 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Hayat düş'ünce güzel...
Burada işler iyi gitmiyor!..Sorumlusu ben olmalıyım, çünkü Tanrı bana kötü bir şey bahşetmez. Ve başıma gelen kötü şey için de öğrenmem gereken bir şey var kendi özel hayatımda... Çünkü, ben de diğerleri gibi bir çok özelliğimle eşsizim. Dolayısıyla sınav da eşsiz...! Düşünmek, insanın kendi içine düşmesidir.. Bu yüzden sen de kendine düş, düşünerek...Büyümenin verdiği sancılı süreci kabul edip, acıya düşman olmak yerine o sancıdan olgunlaşmak için bir fırsat doğur. Evet, şimdi kendinle baş başasın:öğretmen, mühendis, doktor, anne, baba hatta evsiz...
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Tüm kelimelerim hissiz, Kalemim yoksun gölgesinden... Dizeleri klostrofobik bir şiirim ben. Bütün bunlara aldırmadan; Oynatacağım kelimelerimi birer birer... Kalbimin atışlarını dinlemeye karşı davacıyım. Anarşist bir tavırla yazmak? Bilemiyorum Yok mu daha çok acıtacak? Bu kadar mı tüm yapabildiğiniz?... Tüm oyunlarım, oyuncaklarıma dönüştü oysa. Siz göremediniz, soğuk cildinizle bunu. Şimdi size değil,soruyorum soğuk duvarlarınıza. Rengi ne bir çocuk gülüşünün? Oysa ben nerde görsem tanırdım bu rengi. Hatta koklayabilirdim de. Siz aldırmayın bana.
Şiir
Bazen biraz kan pıhtısı bile öğretir insana... Belki de silinmelidir lekesi kalmaması adına. Geri dönüşü olmayan bir yola girmeden müdahale edilmelidir;henüz katılaşmamışken. Yani,koca bir yaraya dönüşmeden temizlemeli iz kalabilecek yerlerini. Yoksa sürekli yaranın kalkıp tekrar kanama riskini oluşturursun. Sanırım böyle böyle terk ettik sevgiye olan inancımızı. Ama yaralanmaktan daha doğal bir şey de yoktu insanın kaçınılmaz yaşam sahnesinde. Şimdi, sırf yara oluşmasın diye sevemiyor muyuz?
1000Kitap
Biraz konuşalım mı? Özleriz belki... Utandığın bütün taraflarını. Yanağının solunda oluşan küçük gamzeyi... Güldüğünde içime oturan çocuk telaşını. Her şeyime zor, gözlerime kolay gelir : Ruhumun sana dönük kahkahasını... Anlatmak. Anlatmak demişken anlatması saatler sürse; Bir kelebek heyecanıyla her gün ölür, Dirilirim seni dinlemek çabasıyla. Bir ışığın güzelliğine aldanarak değil, Sadece doğru düzgün sevmek adına.
Şiir
Pardon, özür dilerim... Geçmişime ne kadar da benziyorsunuz. Gözlerinizdeki kahkaha sürekli çınlıyordu kulağımda. Yıllardır sizi çağırdığımı ve anladığımı anımsadı paslı bilincim. Siz aynam olana kadar... Sigara içmezsiniz siz, Mavi içip gökyüzü soluyorsunuz. Ne kadar da sayısı çok yıldızlı düşlere benziyorsunuz Yüzünüzde zamanın açtığı, yara... Yara izleri,yıllar, yollar... Yol hissetmesin yürüdüğünüzü. Ve kelebeklere söylemeyin bizim ömrümüzü ; O zaman yol kanar,kırılır... Ömrümde,sizin ağlayamadığınız sözcükler var. Bu yüzden ay ışığını üstünüze sereceğim.
Şiir