Hiçkes

Hiçkes

, bir kitap okudu
Puan vermedi·63 syf.·
2025 169. kitabı
D. H. Lawrence
6.9/10 · 400 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gezegeni Kim Mahvediyor?
10/10
·62 syf.··
Beğendi
·
2025 166. kitabı
Çevre meselesi çok yönlü, bazen doğrunun yanlışın birbirine karıştığı, ekonomik ve politik emellere kolayca alet edilebilecek bir mesele. Baştan söyleyelim, insan kaynaklı iklim değişikliği ve kirlilik başta olmak üzere yaşadığımız gezegenin büyük dertleri var. Dünyanın bazı bölgelerinde susuzluk veya aşırı iklim olayları, bunlara bağlı göç ve yerleşim sorunları şimdiden krize dönüşmüş durumda. Öyle görünüyor ki bu kriz hem artarak devam edecek hem yaygınlaşacak. Fakat gözden kaçan veya kaçırılan bir hakikat de var. Bu krizin müsebbibi, herkesi çevre konusunda en masum olduğuna inandıran “gelişmiş” devletler. Sanayi Devrimi sonrasında hiçbir kural ölçü tanımadan sadece kazanmaya odaklı sistemleriyle yerküreyi mahvettiler. Ekonomik refahı maksimum hızda ve aşırı üretim-tüketim döngüsüne bağlayan sistemleri fıtratın bütün dengelerini yıktı geçti. Toprakta, denizde, havada, suda ve insanda. Propagandaya bakılırsa yeterince sanayileşememiş, ekonomik bakımdan hayatta kalma mücadelesi veren toplumlar ya da ülkeler çevre konusunda yeterince bilinçli ve duyarlı değil! Çünkü yanı başlarında çöp dağları var, kötü ve kirli görünüyorlar. Kendi mekânları ise pırıl pırıl. Görüntü muhteşem. Ama gerçeğe bakarsak o suçladıkları Asyalı veya Afrikalı, bütün ömrü boyunca onların köpekleri için kullandıkları kadar çevreye zararlı madde kullanmıyor. Ne kendisi ve üretim safhaları en önemli kirletici olan plastik, ne atmosferi zehirleyen gaz, ne suyu kirleten kimyasal. Müslüman toplumlar ise konunun en masum tarafında yer alıyor. Canlı cansız her varlığı Allah’ın bir ayeti, bir hikmeti olarak bilen, “Mülk O’nun” diyen bir anlam ve değer sistemleri var çünkü. Akan sudan abdest alırken bile israf istemeyen bir peygamberleri var. Ve evet; sanayi devrimini de biz yapmadık, aşırı üretim ve
Semerkand - Sayı 321 (Eylül 2025)Semerkand Dergisi · Semerkand Yayınları · 20254 okunma

Hiçkes

, bir kitabı okumaya başladı
Alphonse Daudet
7.1/10 · 232 okunma
Egolar ve İnançlar
10/10
·62 syf.··
Beğendi
·
2025 164. kitabı
Dinlerin ilkel inanç kültürlerinden tek tanrı inancına geliştiğini öne süren sosyal evrimcilerin iddialarının aksine, biz insanlığın ilk dininin İslâm olduğuna inanırız. Çünkü ilk insan ilâhî vahye muhatap bir peygamber idi. Bu bizim imanımızın muhtevasına dâhil bir husustur ama aynı zamanda kesin, net bir bilgidir. Çünkü Kur’an-ı Kerim ayetleri ve sahih sünnet ilk ve öncelikli haber kaynağımızdır. Diğer taraftan insanlık adeta her fırsatta bu temel üzerinden sapmış, ya peygamberlerin öğretilerini tahrif etmiş ya da kendisi farklı inanç sistemleri üreterek tevhidi terk etmiştir. Elbette bu sapmada kralların mutlak iktidar taleplerinin büyük etkisi var. Malum, ilâhî vahiy mutlak otoriteyi Âlemlerin Rabbi’ne verir. Her dünyevî otoriteyi sınırlar; insanın nesneleştirilmesine, köleleştirilmesine izin vermez. Bu elbette kralların büyük egolarının isteyeceği bir durum değil. Antik toplumlardan bugüne kalanlar, modern arkeolojinin ortaya çıkardığı buluntular çoğunlukla bu büyük egoların sembolleri. Biz onları birer sanat eseri veya mimarî şaheser olarak görüyoruz ama tamamının altında büyük trajediler, açlık, kan, sefalet var. Diğer taraftan tevhide dair izler bulamıyoruz; çünkü tevhid yalın ve soyuttur. Kimseden görkemli tapınaklar, piramitler, heykeller istemez. İnsanı hiçbir egoya malzeme etmez. Bugün geldiğimiz noktada tekrar insanlığın masum yüzü olan nebîlerin öğretisinin yaygın terkine şahitlik ediyoruz. Üstelik bu kez geçmiş çağlardan farklı olarak tanrı inancının toptan reddi söz konusu. Bu kez bilim ve düz akılla şımartılmış kolektif bir ego devrede. Bir de kendi dinî aidiyetini reddetmemekle beraber bir türlü rahat duramayan, teslim olamayan, içindeki hayvanı dizginleyemeyip çıkıntı iddialar ileri sürenler var. Bu durumda iki seçenekle karşı karşıya
Semerkand - Sayı 320 (Ağustos 2025)Semerkand Dergisi · Semerkand Yayınları · 20254 okunma