"Hayat akarken insan mutluluğu arar durur. Sahip oldukları ne kadar çok olursa olsun hep daha fazlasını isteyen, sahip olduklarıyla yetinmeyen kendini mutlu hissedemez."
Uzaklarda ama çok uzaklarda sevdiğimiz insanlar var.Dilimiz onlar için duaya durduğunda hiç dinmeyen bir özlemi bir hasreti gideriyormuş gibi hissederiz kendimizi...
Resim aynıydı. Peki farklı olan neydi? "Her şey inanılmaz bir hızla değişiyor," demişti Mahir , "otuz seneye yayılacak zannettiğimiz inkılaplar, bir bakıyorsunuz otuz gün içinde benimsenmiş, yerine oturmuş. Her türlü hesabı alt üst eden bir sürat var. Demek Osmanlılar bu değişikliğe susamışlar. Yediden yetmişe, verilenleri yudum yudum değil, kana kana içiyorlar. Değişiyoruz efendim, tepeden tırnağa yenileniyoruz. Üstelik bir damla kan akıtmadan muvaffak olunmuş bir ihtilaldir bu!"