Çocukların kurduğu düşlemleri incelediğimiz
zaman, bunlarda güçlülüğün önemli bir öğe
olarak geniş bir yer tuttuğunu görürüz.
Düşlemlerin çoğu, “Bir gün büyüyünce” gibi
sözlerle başlar. Beri yandan, hâlâ ileride
büyüyeceklermiş gibi yaşayan erişkinler vardır.
Güç etkeninin kendini belirgin biçimde açığa
vurması, ruhsal yaşamın ancak ulaşılmak istenen
bir amacın saptanması durumunda
gelişebileceğini göstermektedir. Uygarlığımızda
ise söz konusu amaç saygınlık’ tır. Nesnel
amaçlar söz konusu değildir asla, çünkü
insanların toplumsal yaşamı sürekli bir boy
ölçüşmenin eşliğinde gerçekleşir, bu da
insanlarda bir üstünlük isteğinin ve yarıştan
zaferle çıkma özleminin uyanmasına yol açar.
Dolayısıyla, çocukların düşlerinde rastladığımız
öngörü biçimleri her zaman güçlülük
tasarımlarından oluşur.