Hifa

Gel sözü çoktandır anlamını yitirmiş. “Gel” “hiç­ bir şey vermeyeceğim”, “hiçbir şey almayacağım gel!” Oysa “gel” deyince, bir şey almaya, bir şey vermeye hazır olmalı. Alis’i Harikalar Diyarı’na götüren büyüden birşeyler. Nicedir Alis Harikalar Diyarı’na gitmiyor. Nicedir paylaşılacak bir düş yok. Nicedir büyücüler, peri kızları, bir dudağı yerde bir dudağı gökte devler krallığına orta yerinde bitmiyorlar yerden. Gökten inmiyor Tanrılar; bayağılığa, sıradanlığa akıl almaz oyunlarla karşı çıkan şeytanlardan söz edenler azaldı...
Reklam
İşte şimdi, bu tatil gününde de, “dışarısını" aslında hiç tanımadığını, gereklileri, kendinden beklenenleri yerine getirmek için çıktığı “dışarı”yı başka bağlantılar içinde hiç dü­şünmediğini fark etti. Şu anda, alışılagelmiş gidip gelmelerle kendisi için çizdiği bu çemberin ortasında, evde yalnız oldu­ğunu duymak, büyük, temel bir yaklaşımın doğal sonucundan başka ne? Çemberi çizmek, bu çember içinde alışılagelmiş­leri sürdürmek için çıktığım, bazı ilişkiler kurduğum, birilerine birşeyler verip birilerinden birşeyler aldığım “dışarısı”, bir tatil gününde beklenmedik bir yabancı gibi geliyorsa bana, en önemli boyutlarını düşünmediğim bir cisim, derinli­ği hakkında hiçbir bilgim olmayan bir deniz gibi ürkütüyorsa beni, buna şaşmamalı.
Elâ da bütün anaların, aynı şeylere kızdıklarını, aynı şeyleri söylediklerini sanıyordu; çünkü doğruydu onlar, gerçekti, kesindi. Bütün çocuklar gibi, anasınca konan yasakların, dünyanın yasakları olduğunu sanıyordu, Tanrı yasakları olduğunu niçin bütün anaların yasakları Tanrı'nın yasakları gibi kesin değil? Değişik yasaklar, değişik aile kızları.
Sana kim/sus dedi Kalbim. Dünya bir ateşten top gibi kavruluyorken toprak güneş sıtmasıyla sarsılıyorken burda, orda, öte yanlarda alınterinin öfkeyle fışkıyan şavkı yeryüzünü yeniden biçimliyorken ve depremle sarsılan halkların beyni illizyonizmin büyüsünü bozuyorken seni kim büyülemek istiyor Kalbim. Bildim hiç kuşkusuz su yılanları, yeraltı fareleri ve akbabaların koruyucusu çarpıcıların, kemirgenlerin, leşçilerin şaşırtılmış kolcusu