"İşte ekosistem dediğimiz şey de tam da bu.Hayatın kendisi.Avcı olan her şey aynı zamanda potansiyel de bir avdır aslında.Tüm canlıların birbirine bağlı olduğu dairesel bir ip var sanki.İnsanın en büyük yanılgısı bu Galen.Kendisini merkezde sanması.Öyle bir merkez ki bu,tüm canlılar ve evren sanki insan denen memelinin etrafında dönüyormuş gibi.Oysa merkez diye bir şey yok.Herkesin rollerinin sürekli değiştiği devasa bir tiyatro sahnesinden başka bir şey değil bu gezegen.Yeni rolüne ne kadar hızlı adapte olursan o kadar çok hayatta kalacağın bir oyun sadece."
(Spoiler içerir.)
Serkan Karaismailoğlu'nun Mater serisindeki ilk kitabı Pia Mater'ın sonunda meydana gelen olaylarla birlikte oluşan merak duygumun artık yerinde duramamasıyla serinin ikinci kitabı olan Arachnoid Mater'i aldım ve okudum.Pia Mater'e kıyasla gerilimi yüksek,çatışmanın fazla olduğu bir kitabı yazarın kaleme aldığını söyleyebilirim.Pia Mater'in sonunda Tesla'nın asıl kimliğini bizlere söyleyen yazar,Arachnoid Mater ile Tesla'nın bu yeni kimliği sonrası yaşadıklarını anlatmıştır.Birinci kitapta yirmili yaşlarında Tıp Fakültesi'ni yarıda bırakmış bir kızken,ikinci kitap ile dünyada var olan sayılı özel insanlardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır.Serkan Karaismailoğlu,ilk kitapta da olduğu gibi bu kitabında da sinirbilimsel gerçekleri kurguladığı olaylarlarla harmanlayarak bir yandan öğretici tarafını da göstermiştir eserin.Nöro-roman olarak tanımlanan eser için gerçekten de türünün oldukça başarılı bir örneğini yazar bizlere sunmuştur.Yalnız eserin ilk 100-150 sayfası oldukça durgun geçse de bundan sonrası gerçekten okuyan her kimse için adeta gerilimle dolu olaylar zincirine tanık olmaktadır.Spoiler gibi olmasın lakin birinci kitap ile binevi başlayan Galen-Tesla (Diğer adıyla Pia.) aşkının bu