Hilal Kuru Kanbak

Hilal Kuru Kanbak
@Hilalaya
Hayatındaki her satırbaşı için aç kitabın kapağını..
Puan vermedi·380 syf.··
2024 11. kitabı
“EMEKÇİYİM BEN, KÖLE DEĞİLİM.” Çukurova mazlumunun kalemi, kalbi Orhan Kemal başyapıtlarından birini daha hüzünle, acıyla bıraktım elimden. Yokluğun yolsuzluğu normalleştirdiği, acımasızlığın hak kabul edildiği, iç muhakemelerin açlıkla bastırıldığı 1954 tarihli roman, gerek olay örgüsüyle gerek kahramanların yaşam hikayesiyle dönemin çarpıcı özelliklerini gözler önüne seriyor. Bereketli Çukurova toprakları; varlıklının cebini fukaranın gözyaşını zenginleştirirken adaletsizliğin kol gezdiği, körpecik bedenlerin ucuzlaştığı, kurtlu ekmeklere hasret kalındığı anlara tanıklık ediyor. Canım Orhan Kemal, kalemine sağlık..
Bereketli Topraklar ÜzerindeOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20208,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·496 syf.··
2024 3. kitabı
“Açlık” tan sonra tanımak istediğim yazarın otobiyografik nitelik taşıyan bir başka kült eseri. “Bu dünya için fazla zayıfım.“ diyor ve bir arada yaşamaya uzun süre tahammül edemediği için ömrünü göçebe bir adam olarak yapayalnız sürdürüyor. 3 bölümden ibaret kitabın her bölümündeki ana kahraman aynı. Olaylar birbirine her ne kadar benzese de hiçbiri yazarın ormana, doğayla iç içe ortamlara inziva isteğine engel olamıyor. Sevmeye, sevilmeye hep geç kalmış Knut Hamsun. Hem kitaplarında hem de yaşantısında.
GöçebeKnut Hamsun · Timaş Yayınları · 2024752 okunma
Puan vermedi·115 syf.··
2021 45. kitabı
Kısa kesmişler de “Uzun Hikaye” oluvermiş adı. O kadar “biz” ki.. Hala işimize gelmeyen kişileri iftira ile karalarız Komünist Ali yaftası gibi. Hala haksız kazancımıza taş konulunca gücümüzle ezmeye çalışırız o taşı koyanı. Hala mazlumun yanında olunca biz de mazlumlaşırız, yalnız bırakırız destek olanı. Bu topraklarda mazlumun ahını alandan o ah, aheste aheste çıkmıyor anonimde olduğu gibi. Kısa, sıcacık, hüzünlü; gerisi “Uzun Hikaye.” Kitapla kalın.
Uzun HikâyeMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 202345,5bin okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2021 32. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2021 14:08
Öncelikle bu incelelememi, kendisine karşı beslenen aşkları ve kendisinin beslediğini zannettiği aşkları öven başkahraman Felix eleştirisi şeklinde yapmadan edemezdim. İncelememi yazarken kadın okuyucu ile erkek okuyucu arasındaki anlama farklılıklarının kitap görüşleri üzerindeki etkisini yordamak amacıyla bu platform üzerinden de cinsiyet faktörünü göz önünde bulundurarak incelemeler okudum. Çıkardığım sonuç tahmin ettiğim gibi karakter analizine dayalı olarak “ben olsaydım” soruları yöneltilerek yapılan cinsiyet yönelimli eleştiriler olmuş. Bu minvalde ben de yazacağım eleştiriyi “kadın” sağduyusuyla yapacağım için öncelikle bu açıklamayı yapma ihtiyacı hissettim. Vadideki Zambak, tapılası bir kadın olmanın yanında maneviyat dünyasını aşk hayatına sokarak etkileme gücüne erişen en sevdiğim karakterdi. Sevmeyi de sevilmeyi de hak eden ama vicdani sebepleri nedeniyle kendisini her türlü zevkten mahrum edebilecek nitelikte de iradeye sahiptir. Ta ki ölmeden önce yaptığı itiraflara kadar. Sağduyu çağrılarının kendini kandırmaktan ibaret hale gelmiş olması şahsi olarak hayal kırıklığına uğramama neden oldu. Eserin başından itibaren her türlü sevgiden mahrum kalan Felix, belki de en büyük şansını “Henriette” ile karşılaşarak değerlendiriyor. Maddi manevi kendisine güç sağlaması mahrum kaldığı hazları değerlendirme ihtiyacı için kendisine imkan tanıyor. İhanet etmeyi de iradesizliği de karşılıksız kalmıyor ve onu hepsinden men ediyor kendisini seven kadınlar. Natalie.. 3. kez tüm acılarına rağmen aşık olduğu ve aşkına karşılık istediği kadın. Kitap Natalie’ye aşkının itirafı için yazılmış aslında ama eski aşklarından bu kadar fazla bahsetmesi Natalie’yi kızdırıyor. Ve böylece kahramanımız Felix’in yeni aşk macerası deneyimi başlamadan sona eriyor. Kitap hakkında
Vadideki ZambakHonore de Balzac · Panama Yayıncılık · 202053bin okunma
10/10
·168 syf.··
2021 31. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2021 00:39
Son sayfasını gözyaşlarıyla kapattığınız kaç kitap oldu? Ben bitirip raftaki yerine koyarken dahi kendime hakim olamadım. Zulme karşı kaç türlü mücadele vardır? Ya da zulüm denince akla sadece fiziksel acıyı getirerek ruhumuza çok mu haksızlık ediyoruz? Bu kitapta fiziksel zulüm de fazlasıyla mevcut. Ama onun karşısında dik durmaya çalışan, saygı duyulmayan bir karaktere karşı beslenilen korkunun hayatlara kök salışına şahit olan ruhlara yapılan zulme şahit oldum daha çok. Ben kitapta yer alan insan gücünü şu şekilde değerlendirdim: Mümin: İyi, zayıf ( Herkese karşı iyi, inanışlarına sadık, alçakgönüllülüğü “zayıflık” göstergesi olarak kitaptaki tüm karakterler tarafından sürekli suistimale ve hiç hak etmediği saygısızlıklara maruz kalan olabilecek en iyi insan timsali) Çocuk: iyi, güçlü ( Güçlü addediyorum çünkü bir balık olmayı dileyerek kendini sulara bırakıp kendi algısıyla başkaldırışı ve kabul edemeyeceği şeylerin çizgisini canıyla da olsa çizen zaferin simgesi haline geldi benim için.) Oruzkul: Kötü, güçlü ( Hayatına girdiği herkeste maddi manevi üstünlük kuracak acımazsızlığa sahip oluşu, buna rağmen kötülüğünün cezasıymış gibi evlatsız kalışı ve kırıp dökmeyi güç bildiği için ironik bir gücü elinde bulunduran bir “güçlü” demek daha doğru olacak.) Seydahmet ve diğerleri : Kötü, zayıf ( Gücü elinde bulundurabilen illa ki insanlar üzerinde etkili bir karakter haline geliyor. Bu gücü kullanım şekli insanın özündeki iyiliğin ve kötülüğün ortaya çıkmasına vesile oluyor. İşte bu karakterler - Bekey, Yaşlı Kadın, Seydahmet- güçlüye koşulsuz şartsız boyun eğen, güç kendilerine geçtiğinde ise kendilerine yapılacak zulmü kendilerinden zayıflara yapabilme potansiyeline sahip kötüler.) Ben ne Mümin kadar inançlı, çalışkan, alçakgönüllü ve sabırlı olabilirdim. Ne de
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,5bin okunma