Hilal

Hilal
@Hilalkii
@Hilalkii·
·
sabitlendi
101.yıl
Varlığımızın en kutsal temeli olan, Türk İstiklâl ve Cumhuriyetinin sonsuz bekçisiyiz. Bu karar, değişmez irademizin ilk ve son anlatımıdır. İstikbâlde, hiçbir kuvvet bizi yolumuzdan döndürmeyecektir. Bizler, bütün hızımızı senden, ulusal tarihimizden ve ruhumuzdaki sönmez inanç ateşinden alıyoruz. Senin kurduğun güçlü temeller üzerinde attığımız her adım sağlam, yaptığımız her atılım bilinçlidir. En kıymetli emanetimiz olan, Türk İstiklâl ve Cumhuriyeti, varlığımızın esası olarak, eğilmez başların, bükülmez kolların, yenilmez Türk evlatlarının elinde sonsuza dek yaşayacak ve nesillerden nesillere devredilecektir. İstiklâl ve Cumhuriyetimize kastedecek düşmanlar, en modern silahlarla donanmış olarak, en kuvvetli ordularla üzerimize saldırsalar dahi, ulusal birliğimizi ve yenilmez Türk gücünün zerresini bile sarsamayacaktır. Çünkü, bu aziz vatanın toprakları üzerinde yetişen azimli ve inançlı Türk gençliği, dökülen temiz kanların ve Cumhuriyet devrimlerimizin aydın ürünleridir. Vatanın ve milletin selameti için her zorluğa iman dolu göğsümüzü germek, gerçek amacımız olacaktır. Ey Türk’ün büyük Ata’sı ! İstiklâl ve Cumhuriyetimizi korumak gerektiği zaman, içinde bulunacağımız durumlar ve şartlar ne olursa olsun, kudret ve cesaretimizi damarlarımızdaki asil kandan alarak, bütün engelleri aşıp her güçlüğü yenmek azmindeyiz. Türk gençliği olarak özgürlüğün, bağımsızlığın, egemenliğin, cumhuriyet ve devrimlerin yılmaz bekçileriyiz. Her zaman, her yerde ve her durumda Atatürk ilkelerinden ayrılmayacağımıza, çağdaş uygarlığa geçmek için bütün zorlukları yeneceğimize, namus ve şeref sözü verir, kendimizi büyük Türk ulusuna adarız.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Biliyorum sahip olmadığımı Ruhumdan engelsiz akıp gitmek isteyen Düşünceden başkasına, Ve bir de beni seven bir kaderin Tadını kıyasıya çıkartmamı sağladığı Her güzel âna.
Ah, kim getirebilir geriye o güzel günleri, O ilk aşkın günlerini, Ah, kim getirebilir geriye o mutlu zamanların Yalnızca bir saatini! Ağır ağır yaramı besliyorum, Ve hep tekrarlanan bir yakınmayla Yitirilen mutluluğun matemini tutuyorum. Ah, kim getirebilir o güzel günleri, O mutlu zamanları geriye!
Acıyorum sizlere ey talihsiz yıldızlar, Sizler ki onca güzelsiniz ve parıltılarınız da görkemli, Severek aydınlatırsınız zora düşmüş gemicileri, Ne Tanrılardan ne de insanlardan almadan ödüllerinizi: Çünkü sizler sevmezsiniz, hiç tanımadınız sevgiyi! Sonsuz saatler dolandırır hiç durmamacasına Sizleri takım takım gökyüzü boyunca. Hangi yolculuğu sona erdirebildiniz ki! Ben en sevdiğimin kollarında, Sizleri ve gece yarısını unuttuğumdan bu yana.
Çayırda bir menekşe açmıştı Öylece boynunu bükmüş ve kimseciklerin bilmediği; Bir menekşecik, sevimli mi sevimli. Derken genç bir çoban kız geldi, Hafif adımlarla ve neşeli mi neşeli, Ta oralardan, oralardan Çayıra ve şarkılar söyledi. Ah, diye düşündü menekşe, Doğadaki en güzel çiçek olsaydım keşke, Ah, yalnızca kısacık bir an boyunca, Ta ki şu sevgili beni kopartsın Ve iyice göğsüne bastırsın! Ah, yalnızca, evet yalnızca Bir çeyrek saat boyunca! Gelgelelim, ah ne yazık! Genç kız geldi Ve ona hiç dikkat bile etmedi, Ezdi ayağının altında zavallı menekşeyi. O ise yere yığılıp öldü ve bir de sevindi ölürken; Ve ölüyorsam eğer şimdi, yine de onun elinden, Onun elinden, onun elinden, Ayrılmafam ayaklarının dibinden.