Nedir mizaç?
En kadim ve en bütünsel ilimlerin özüdür diye özetleyebilirim sanırım
Aristo felsefesinden, hipokrata, ibni Sina'dan, uygur ve çin tıppına kadar insanlığın geçmişine ve geleceğine yayılmış en kapsamlı ilimdir mizaç.
Bildigimiz anlamda huy, karakter vb şeyler kadar sığ olmayan,
temelde evrenin ve yaratılışın üzerine kurulduğu ateş, su, hava, toprak elementlerinin varolan herşeydeki tezahürüdür mizaç.
İnsanoğlunun, nebatatın, hayvanların ve yaratılmış her şeyin bir mizacı vardır ve bu 4 elementten biri onda baskındır ve fıtratı da odur. İnsanoğlu dışındaki herşey mizacına uygun yaşar ve bozulmaz.
Fakat insanoglu mizaca galebe gelebilir, farklı mizaçlara kayabilir. Fıtratı bozulan insanoğlunun ruhsal olarak yaşadığı, hissettiği bir çok durum zamanla fark edilip düzeltilmez ise bedensel bozukluk olarak kişide tezahür edebilir.
Mizaca uygun beslenme, davranma, yaşama, giyinme, renk ve mekan seçme, meslek ve eş seçme, hatta yaşadıgımız şehir bölge bile mizacin itidali icin çokca önemlidir.
Hissedilen olumsuzluklar, kaygılar, mutsuzluklar, ait hissedememe, ben bu değilim, yada ben önceden böyle değildim gibi düşunceler, kaygılar, endişeler, öfkeler, insan iliskileri, seçimler, tercihler, bedensel rahatsızlıklar, hatta sorgulamalar, ateizm gibi inançsal çıkmazlar ve daha bir çok şey mizacımıza uygun yaşamadığımız içindir, ki dengeye gelmez isek tadsız, kendine yabancı bir hayat sürebilir, hatta yaşamak istemeyebiliriz, yada bu şekilde yaşamaya devam etmek zorunda kalarak, bize verilen müthiş yaşam ve kendimiz olma deneyimini kaybedebiliriz.
Osmanlı enderun mektebi, 'burda hiçbir balık uçmaya, hiçbir kuş yüzmeye zorlanmaz' derken tamda mizaca göre yaşamaktan bahseder aslında.
Ateş grubu birini masa başında çalıştırmak, toprak grubu birinin aceleci olmasını