f.

f.
Mecburen Dünyalı
Whitman'ı okuyorum, ne söylüyor biliyor musunuz, "Ayaklanın köleler, yabancı despotlar sarsılsın."
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Ne var ki bu Özgürlük bir düşün farkına varmamız sağlar: çürümüş, kirlenmiş, yabancılaştıran, içler acısı bir medeniyeti reddetmenin ifadesi olarak yürümek.
Özgürlük bir lokma ekmek, bir yudum su, uçsuz bucaksız kırlardır o halde.
İnsanın maddi hayatında yolunu bulabilmesi için bunca tedbirler almış ve imkanlar yaratmış olan Yaradan, insanı manevi alanda rehbersiz bırakacak kadar ilgisiz kalabilir mi? Dağlarda yolumuzu açan, vadi ve yaylalarda yolumuzu bulmak için işaretler koyan, çölde, sahrada ve denizde bize yol göstermek için göklerde kandiller (yıldızlar) bulunduran Yüce Allah’ın ahlaki ve manevi kurtuluşumuz için bize yol göstermediğine, yol işaretleri koymadığına inanmak mümkün mü? "Musa Firavun'a cevap verdi, Rabbimiz, her şeye yaradılış verip, sonra ona yol gösterendir." Taha/50
Sayfa 39·Kitabı okudu
Gerçek sadece tektir ve gerçek bir hayat tarzı doğru bir hayat nazariyesine dayanır.
Sayfa 37·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan