Kubilay Atmaca

Kubilay Atmaca
@Hindbrain
Sırt Çantalı Ex nihilo nihil fit, et in nihilum nihil potest reverti.
The doors
Ray manzarek: Jack Kerouac “yolda”yı yazmasaydı The doors'u asla kuramazdık.
Müzik
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Dünyayı kötü bir yere çeviren hayvanlar değil, insanlar ! Kısırlaştırılması gereken bir tür varsa o da insanlar olmalı ! Dünyaya aptalca uyguladığımız sistemlerimiz, kurallarımız, yasalarımız ile mahvedip sorumluluğu hayvanların çoğalmamasına, kısırlaştırılmasına yükleyemeyiz. Yaşam temel bir hak ise, vücut dokunulmazlıktır !
Hayvan Hakları
The Meaning of life (1983)
"Hayatın Anlamı" üzerine hayatın içindeki (yerine getirilmesi gereken, zorunlu olarak görünen) herhangi bir zaman aralığında sistemin boyunduruğu olduğumuz şeyleri eleştiriyor. Sistemi kökten yok edecek, alt-üst edecek sorgulamalar barındırıyor. Sağlam alt yapısı olan bir film, izlemenizi tavsiye ediyorum.
Film
Yaz mevsimi; aydınlığı ve enerjisi ile birlikte yalnızlık duygusunu azaltır(olumlar). Sonbahar mevsimi bunun bir kandırmaca olduğunu ilk ay'ında belli ettirir.
Youtube de Flu tv diye bir kanalda yayınlanan "Ben gerçekten vegan gördüm" adlı sohbet videosundan bir diyalog kesitini yazınsal olarak eleştirim ile birlikte aşağı bırakıyorum... "- Suat erus: Biz çocuğumuzu vegan büyütüyoruz. - İlker canikligil: O bir etik problem değil mi? - Suat e. : Bence değil. - İlker c. : Kendi kararını vermemiş olacak. - Suat e. : Ama çocuğa et verdiğinizde de o kendi kararı olmamış oluyor. - İlker c. : Ama et zaten var insanlık tarihinde." Burada sorgulanması gereken asıl mesele "insanlık tarihinde olup olmaması" değil mühim olan 'hayvanların yaşam hakkı ve özgürlükleridir.' Eğer insanlık tarihi ile kararlarımızı alacak olursak: İnsanlık tarihi sadece hayvan yemekten ibaret değil savaşlardan da ibaret o zaman savaşlar devam etmeli mi? İnsanlık tarihi 1893 yılına kadar kadın haklarını görmezden geldi oy hakkı ancak 1893 yılına geldiğimizde kadınlara tanındı. Dolayısıyla o zaman insanlık tarihinin birçok dönemi kadın haklarını ihlal ettiği için ve ilker canıkligil'e göre insanlık tarihi mühim olduğundan dolayı kadınların oy kullanma hakkı tekrar sorgulanmalı mı? Erkekler kadınlara insanlık tarihi boyunca eziyet etmiştir, birçok haktan mahrum bırakmıştır daha da kötüsü üzülerek söylüyorum insanlık tarihinde erkekler kadınları cinsel bir obje olarak gördükleri için tecavüz etmiştir ve bu dönemde de ne yazık ki devam etmekte ve aynı şekilde ilker canikligil'e göre bu hegomanya ve üstünlük algısı devam etmeli mi? İnsanlık tarihi iğrençliklerle doludur. Birçok konuda bence insanlık tarihi baz alınarak tartışılmamalı, incelenmeli ama sav olarak görüp öne sürülmemeli... Hayvanlara gerekli yaşam haklarının tanınması diğer beşeri haklara göre daha meşakkatli bir mücadele gerektirecek, ulaşılmış birçok beşeri haklara göre daha fazla zaman