Bedensel hazlardan ve maddi dürtülerden kopmaya başladığında; kalp ve ruhun yaşam tabakalarında yükselişe geçtiğinde, hayatın darlaşcağına, dünya hayatındaki zevklerin kaybedeceğini, mutluluklardan mahrum kalacağını düşünür insan. Oysa oraya ulaştığında hayatın darlaşmadığını bilakis genişlediini, özgürlüğünün kısıtlandığını aksine kelepçelerden kurtulduğunu, aldığın zevklerin azalmayıp tam tersine artık derinleştiini ve daha farklı nitelikler kazandığını görecektir.Oradan şimdi keyifli sandığı hayata bakınca onun, kederli bir karanlıktan ibaret olduğunu anlayacaktır.