Üslûb merâtibi pek mütefâvittir. Bazen o kadar lâtif ve rakîkdir ki;
Nesîm-i seherden daha âheste eser. Bazen o kadar gizli oluyor ki; bu zamanın harbinin diplomatlarının desâis-i harbiyelerinden daha mesturdur.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
“Cümle tahiyyat, ol Hâkim-i Ezel ve Hakîm-i Ezelî ve Rahmân-ı Lemyezelî'ye elyaktır ki; bizi İslâmiyet'le serfiraz ve şeriat-ı garrâ ile sırat-ı müstakîme hidayet etmiştir. "
"Öyle bir şeriat ki; akıl ve nakil, dest-bedest ittifak vererek, ol şeriatın hakàikının hakkaniyetini tasdik etmişlerdir.
Öyle hakàik ki; kökleri hakikat zemininde rüsuh ile beraber, dal ve budakları kemâlâtın göklerine yükselip, intişar edip..
Öyle fürûat ki; meyveleri saâdet-i dâreyndir. Ve bizi Kur'ân-ı Mu'ciz ile irşad eylemiş... "
"Öyle kitab ki; kaideleri ile hilkat-ı âlemin kitabından dest-i kader ve kalem-i hikmet ile mektub ve cârî olan kavânin-i amîka-i dakika-i İlâhiye'yi izhar ettiğinden; ahkâm-ı âdilânesiyle, nev'-i beşerin nizâm ve muvazenet ve terakkisine kefîl-i mutlak ve üstâd-ı küll olmuştur."