SPOİLE
Bürokrasinin bozulmuş düzeninin fantastik öğelerle harmanlandığı bu öyküde, okuyucuyu da bu arayışa dahil eden Gogol fakirlikle, dışlanmışlıkla ve toplumsal yaşamın zorluklarıyla mücadele etmeye çalışan susturulmuş kitlenin sesi olur.
Felatun Bey ile Rakım Efendi 1875 yılında yazdığı batılı anlamda ilk romanıdır. Eser sanat açısından en iyisi olmasa da toplumsal sorunlara eğilen ilginç bir romandır. Berna Moran'ın incelemelerine dayanarak iki yönüyle yazarın diğer romanlarından ayrışmaktadır.
Spoiler!!! Roman, toplumda hep aşağılanan ve hor görülen insanların, nüfuzlu kimselerin bencilce hesapları arasında ezilişini ve sarsılışını işler. Dostoyevski, seçtiği sıradan ama olağanüstü yaşantıları ile bizi şaşırtan karakterleri ile okuru ürpertiyle karışık bir merağın içinde bırakmıştır.
Son zamanlarda yazılan popüler romanlara bakıldığında nüfus mübadelesi konulu romanların sayısının fazlaca olduğu görülmektedir. Bu çalışmanın konusu olan ve mübadele öncesi Rumeli’yi anlatan Balkan Acısı romanı, aslında günümüzden çok daha eski bir tarihte, 1973 yılında Yılmaz Gürbüz tarafından yazılmıştır. İlk basımı 1975 yılında gerçekleşen roman, aynı yıl Peyami Safa roman yarışması başarı ödülünü almıştır. Balkan Acısı, ailesinin mübadil olarak Selanik’ten gelmesine göndermede bulunarak kendini “mübadil çocuğu” olarak nitelendiren Yılmaz Gürbüz’ün ilk romanıdır. Yazın hayatına hâlâ devam eden yazarın Balkan Acısı dışında mübadeleyi anlattığı birkaç romanına ek olarak on altı tarihî romanı bulunmaktadır.
Balkan Acısı’nda, yazarın mübadil olan aile büyüklerinden dinlediği yaşanmış hikâyeler, roman dünyasının imkânları ile yeniden kurgulanmıştır. Bu açıdan romanda, birbirleriyle akraba olan Rumeli Türkü birkaç ailenin mübadele öncesi ve mübadele sırasında neler yaşadıkları; kendi yurtlarını nasıl terk etmek zorunda bırakıldıkları; resmî tarihîn kronolojisi ışığında anlatılır. Romanda, “mübadil” olmak “acı” duygusuyla tanımlanmıştır. Bu “acı” duygusu vatanlarından ayrılan mübadillerin hikâyelerinin kalbindedir. Çünkü mübadiller sahip oldukları maddî şeylerin yanında; yüzyıllardır yaşadıkları mekânları, geleneklerini ve kişisel tarihlerini arkalarında bırakmak zorunda kalmışlardır. Çalışmada, romanın bu dinamikleri göz önünde bulundurularak esere dönük bir inceleme metodu kullanılmıştır. Ayrıca roman incelenirken yazara has üslup özellikleri dikkate alınmıştır.
Naçizane fikrimdir. Ama siz uymayın !!!
Yazacak çok cümle olmasına rağmen, bu kitaba layık olacaktır diye yazmıyorum. Hiç bir tat, haz, bilgi, yada okuma zevki almadığım kitap.