Sürekli bu halimle tıp fakültesini nasıl bitirebildiğime dair sorularla karşılaşırım. Bunun genel cevabı, DEB’ye rağmen çok başarılı insanların var olduğu. DEB hayatın bazı alanlarını mahvedebilir. Bir işkoliğin profesyonel alandaki başarısı başka alanlardaki ciddi problemlerini maskeler.
Bir taraftaki entelektüel farkındalık ile diğer taraftaki duygusal ve davranışsal öz kontrol arasındaki çarpıcı dengesizlik de dikkat eksikliği bozukluğu olan insanların başka özelliğidir.
Her dakika kalkıp onu söndürmek isteyerek, fakat vücudunu gevşeten büyük bir kendini koyvermişlikle hep bu işi bir dakika sonraya bırakarak, gözleri oraya mıhlanmış, fikri boş, uzun uzun ağlayan bu muma baktı.
Bihter artık yalvarıcı bir sesle diyordu ki:
-Rica ederim, beni bırakınız, bırakınız… Nedir bilmiyorum, fakat bu beni öldürecek. Sizin ne iyi bir dostunuzdum, şimdi size düşman oluyorum, sizden nefret ediyorum, sizinle beraber kendimden nefret ediyorum.
Nazım Hikmet memleketinde yasak, okuyan suçlu, karanlık alabildiğine…
İlk buluşmamız böyle işte talihsiz Nazım Hikmet’le…
Bir çocuk, memleketinin, dünyanın en büyük şairiyle böyle mi tanışmalıydı?