Bir insan yüzüne doğuştan gelip oturmuş gülüş, üzülüş, düşünüş gibi şeylerin hiç uçmaması lazım. Uçtu muydu sanki kişi ölmüştür. Yalnız ölünün yüzünde mana yoktur.
İlk başta dili biraz ağdalı gelse de zamanla kitabın kendine has üslubuna alışıyorsunuz. İki farklı hayat tarzı olan ama hayata aynı pencereden bakabilen karakterlerin olayları yorumlama ve yaşama tarzının ele alınma şekli bana farklı bir pencereden yaklaşmayı öğretti. Bardağın dolu taraflarına bakmayı daha çok deneyeceğim…