Lanetliyizdir belki de, hiçbirimiz için umut olmayabilir, öyle olsa bile kan dondurucu, acılı bir çığlık atalım hiç değilse; bir karşı koyma, bir savaş çığlığı. Ağıtların canı cehenneme! Mersiyelerin ve ayinlerin canı cehenneme! Biyografilerin, tarihçelerin, kütüphanelerin ve müzelerin canı cehenneme! Ölüler yesin ölüleri. Biz yaşayanlar kraterin kenarında dans edelim; ölümden önce son dansımız. Ama dans!
İnsanın susuzluktan ve soğuktan öldüğü o kibirli, çorak sıradağlarda gezinmek istiyorum, “dünyevi” geçmişte; ne insan ne hayvan ne de bitki, mutlak zaman ve mekan sadece; şeylerin zamanla bağlantısız, ayrık, uyumsuz olduğu, insanın anlamsız sözcüklerden oluşmuş bir dille yalnızlıktan çıldırdığı bir yerde.