K.A

K.A
@Hobo_
bildiği şeylerin dörtte üçünden sıkılan adam see you down the road
Biz, sürekli bir adı olmayanlar, daha çok kendi başımıza vakit geçiririz. Tarzımız böyle.
Reklam
Geceleri çıktığım uzun yürüyüşler. Bazen bir yerde saatlerce dururum, neredeyse hiç kıpırdamadan. (Rüzgarı elimde durdurduğum oldu.)
Suda iki heykel vardı. Biri annemdi.
o zaman dans!
Lanetliyizdir belki de, hiçbirimiz için umut olmayabilir, öyle olsa bile kan dondurucu, acılı bir çığlık atalım hiç değilse; bir karşı koyma, bir savaş çığlığı. Ağıtların canı cehenneme! Mersiyelerin ve ayinlerin canı cehenneme! Biyografilerin, tarihçelerin, kütüphanelerin ve müzelerin canı cehenneme! Ölüler yesin ölüleri. Biz yaşayanlar kraterin kenarında dans edelim; ölümden önce son dansımız. Ama dans!
İnsanın susuzluktan ve soğuktan öldüğü o kibirli, çorak sıradağlarda gezinmek istiyorum, “dünyevi” geçmişte; ne insan ne hayvan ne de bitki, mutlak zaman ve mekan sadece; şeylerin zamanla bağlantısız, ayrık, uyumsuz olduğu, insanın anlamsız sözcüklerden oluşmuş bir dille yalnızlıktan çıldırdığı bir yerde.