Adı:
Karpuz Şekerinde
Baskı tarihi:
Ekim 2011
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055532451
Kitabın türü:
Orijinal adı:
In Watermelon Sugar
Çeviri:
Gonca Gülbey
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altıkırkbeş Yayınları
Altıkırkbeş Yayın Richard Brautigan serisini daha önce yayımlamadığı kitaplarıyla birlikte yeniden yayımlamaya başladığından beri: Talihsiz Kadın, Amerika'da Alabalık Avı, Tokyo-Montana Ekspres kitaplarını okura art arda sundu; şimdi ise dizinin yeni kitabı raflarda: Karpuz Şekerinde

-şu margaret keşke yakamı bıraksa-
(Tanıtım Bülteninden)
Dili oldukça akıcı ve sade karakterler ve yaşanan yer oldukça sıradışı kesinlikle klişeden uzak. Elinizden bırakamayıp benim gibi 2 günde bitirebileceğiniz bir kitap :)
Beat kuşağına hakim değilim fakat okuduğum beat kuşağı kitapları arasında açık ara en iyisi diyebilirim. Anlaşılmaz bir kitap olmasının yanında yazarın hayal gücü ile kendi hayal gücünüz arasında gel-gitler yaşıyorsunuz ve kitapta anlatılmak istenen şey ne ise tamamen size kalmış oluyor. O yüzden yazarın geçmişini araştırmadan okuyun derim çünkü geçmişini bilirseniz yazdıkları sizi yönlendirebilir. Bu kitabı okurken hiçbir şey sizi yönlendirmezse asıl keyfi öyle alabileceğinizi düşünüyorum.
Karpuz Şekerinde, uzak diyarlardan ve bilinmeyen zamanlardan gelen, tuhaf bir düşler ülkesinde yaşayan tuhaf insanların anlatıldığı inanılmaz bir kitap. Kendisini çevreleyen ormanın tüm renklerini yansıtan, derinlerinde ilginç şekil ve renklerde taşlar barındıran durgun ve huzurlu bir göl gibi. Onu okumak ise yapay havuzlardan başka su birikintisi görmeyen, gökdelenlerin arasında hayatını geçirmiş birinin bu muazzam gölün kıyısına gelip de kendi yansımasına bakıp yaşadığı bir çeşit aydınlanma misali. benÖLÜM'de kaplanlar konuşur, aritmetik problemleri çözerler. Evler ve diğer tüm eşyalar karpuz şekerinden yapılır, yeni eski tüm köprüler fenerlerle aydınlanır. Genişliği 1-2 santimden 3-4 metreye varan binlerce nehir vardır. Yıldızlar kırmızı, günler başka başka renklerdedir orada. Hayat durağan, huzurlu, zor ve aslında rayına oturmuş bir düzenledir. Karpuz Şekerinde şimdiye dek okuduğum en ilginç kitaplardan birisi ve çok çok beğendim. Brautigan'ın kelimeleri bir araya getirişine, kitabın gidişatına, ilginçliğine inat olağanlığına, sakinliğine, duruluğuna ve aslında sahip olduğu derinliğine hayran kaldım. Hiçbir özelliği göze batmıyor, hepsi özüne işlenmiş. Deneyimlenmesi gereken bir anlatım ve kurgu.
Çok kötü çevrilmiş Brautigan kitabı. Öyle ki anlaşılması zaten zorken ,işi daha zorlaştırmış çevirmen.
Richard Brautigan'ın 1968 yılında yazdığı hafif bir kitap. Sürreal bir anlatıma sahip. Okurken sık sık "ne garip şeyler ya bunlar" demekten kendimi alamadım.

Uzak zamanlarda, benÖLÜM denen bir kasabada yaşayan adını bilemediğimiz bir yazarın kitabıdır, Karpuz Şekeri. Kasabadaki her şeyin karpuz şekerinden yapılması, alabalıkların uçuşu, nehirlerin kıvrılışı, unutulmuş işletmeler, kaplanlar ve her gün farklı renk doğan güneş gibi bir çok ilginç şey var bu kitabın içinde.
Yazarın diğer kitaplarındaki gibi çocuksu bir dili var. Okuması gayet kolay. Zaten kısa kısa bölümlerden oluştuğu için kolayca bitiyor kitap.

Kitabın en beğendiğim bölümü ise tabi ki "Benim Adım" oldu: "Ya da bir yerlerde yürüdün. Her yerde çiçekler vardı.
İşte benim adım o."
Sanırım kim olduğumu merak ediyorsun ama ben sürekli bir adı olmayanlardanım. adım sana bağlı. Aklından geçtiği gibi seslen bana.
Eğer uzun zaman önce olmuş bir şeyi düşünüyorsan, diyelim biri sana bir şey sormuştu ve sen de cevabını bilmiyordun.
İşte benim adım o.
Belki çok sıkı bir yağmur vardı.
İşte benim adım o.
Belki bir nehre bakakaldın. Yanında seni seven birileri vardı. Neredeyse dokunacaklardı sana. Daha onlar dokunmadan hissetmiştin bunu. Sonra dokundular.
İşte benim adım o.
Belki uzanmıştın yatakta, uykuya dalacaktın neredeyse ve birden bir şeylere gülmeye başladın, kendinle ilgili bir şakaya, günü bitirmek için güzel bir yol.
İşte benim adım o.
El ele tutuşup benÖLÜM'e dogru yürüdük. Eller çok hoş şeylerdir, özellikle de sevişme sonrasında yola çıkmışlarsa
Sanırım kim olduğumu merak edip duruyorsun, ama sürekli bir adı olmayanlardanım. Adım sana bağlı. Aklından ne geçerse bana öyle seslen. Çok eskiden olmuş bir şey düşünüyorsan; diyelim biri sana bir soru sordu, sen de yanıtını bilmiyordun.
Benim adım bu.
Belki de bardaktan boşanır gibi yağmur yağıyor.
Benim adım bu.
Ya da biri senden bir şey yapmanı istedi. İstediğini yaptın. Gelgelelim yaptığının yanlış bir şey olduğunu söylediler-“bağışla bir yanlışlık oldu,”- ve başka bir şey yapmak zorunda kaldın.
Benim adım bu.
Belki de çocukken oynadığın bir oyun ya da yaşlanıp pencerenin yanındaki sandalyende otururken durup dururken anımsadığın bir şey.
Benim adım bu.
Ya da bir yerlere yürüdün her yan çiçek doluydu.
Benim adım bu.
Belki de bir ırmağa bakakaldın. Yanında seni seven biri vardı. Sana dokundu dokunacak. Daha dokunmadan bunu duyumsadın, anladın dokunacağını. Sonra dokunuverdi.
Benim adım bu.
Ya da çok uzaklardan birinin seslendiğini duydun. Sesi neredeyse bir yankıydı.
Benim adım bu.
Belki de yatağa uzanmış, neredeyse uykuya dalmak üzereydin; bir şeye güldün kendinle ilgili. Günü bitirmenin en iyi yolu.
Benim adım bu.
Ya da iyi bir şey yiyordun, bir an ne yediğini unuttun, yine de iyi bir şey olduğunun bilincinde yemeyi sürdürdün.
Benim adım bu.
Belki de gece yarısı olmak üzereyken sobanın içindeki ateş bir çan gibi çaldı.
Benim adım bu.
Ya da o kız sana gelip öyle dediğinde kendini iyi hissetmedin. Bir başkasına da söyleyebilirdi: onun sorunlarını daha iyi bilen birine.
Benim adım bu.
Belki de alabalıklar gölcükte yüzüyordu ama ırmak yalnızca sekiz santim enindeydi ve ay benim ölüm üzerinde parlıyor, karpuz tarlaları ayışığında boyutları çarpılmış ışıldıyor, her yan karanlık ve sanki çevredeki tüm bitkilerden birden yükselmekte.
Benim adım bu.
Şu Margaret keşke yakamı bıraksa.
"Sanırım kim olduğumu merak edip duruyorsun,
ama sürekli bir adı olmayanlardanım. Adım sana bağlı.
Aklından ne geçerse bana öyle seslen.
Çok eskiden olmuş bir şey düşünüyorsan;
diyelim biri sana bir soru sordu, sen de yanıtını bilmiyordun.
Benim adım bu."
Tek bir lanet şey bilmiyorsunuz. Hepiniz maskeli balodasınız. Benölüm'ün gerçekte ne olduğunu öğrenmekten mi korkuyorsunuz? Gerçekte ne anlama geldiğinden? Onu nasıl bir komediye çevirdiniz. Hepiniz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Karpuz Şekerinde
Baskı tarihi:
Ekim 2011
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055532451
Kitabın türü:
Orijinal adı:
In Watermelon Sugar
Çeviri:
Gonca Gülbey
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altıkırkbeş Yayınları
Altıkırkbeş Yayın Richard Brautigan serisini daha önce yayımlamadığı kitaplarıyla birlikte yeniden yayımlamaya başladığından beri: Talihsiz Kadın, Amerika'da Alabalık Avı, Tokyo-Montana Ekspres kitaplarını okura art arda sundu; şimdi ise dizinin yeni kitabı raflarda: Karpuz Şekerinde

-şu margaret keşke yakamı bıraksa-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 63 okur

  • Gökhan
  • Arda Kılıç
  • Irem ersoy
  • Deep Down
  • Gaye Mat
  • Fatih Aksaraylı
  • Esra Nur Daşdemir
  • İlayda Tuncer
  • Şura Leyla Çakar
  • Melih Deveci

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.6
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%22.2
25-34 Yaş
%44.4
35-44 Yaş
%22.2
45-54 Yaş
%5.6
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%55.9
Erkek
%44.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12 (3)
9
%24 (6)
8
%28 (7)
7
%24 (6)
6
%4 (1)
5
%8 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0