Babili Düşlemek (Bir Özel Dedektiflik Romanı, 1942)

·
Okunma
·
Beğeni
·
788
Gösterim
Adı:
Babili Düşlemek
Alt başlık:
Bir Özel Dedektiflik Romanı, 1942
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055150532
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Dreaming of Babylon
Çeviri:
Melis Oflas
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altıkırkbeş Yayınları
Gerçekten'de bagajda ölü bir fahişenin cesedi vardı.

Malumunuz ya da değil; Richard Brautigan, Beat Kuşağı ve sonrasında gelen Hippi sürecinin bayrak yazarlarından biri, biri derken başlıcası. Dönemin -yani buhran sonrası dönemin- kurtuluş vaat etmese de insanların sarılmaktan vazgeçmedikleri bir-iki isminden olan Richi, bu bir iki ismin birçoğu gibi çok fazla içti, ve gene bu bir iki ismin yaptığı gibi kafasını kendisine ait bir av tüfeğiyle parçaladı. Tüm Beat yazarlarının görmezden gelinmeye çabalanan ana edebi özelliği olan şairlik onda da vardı. Bir şairdi. Bir şair olmasına rağmen hep romanları üzerinde duruldu. O buna aldırış etmedi. Romanları da onun için uzun şiirlerdi kısa cümlelerle kurulan. Her RB okuru için gereksiz olduğunu bildiği bir sancı mevcuttur: bir kitabı diğerine değişememenin sancısıdır bu, Riçi'nin herhangi bir kitabını bir diğerine değiştiğiniz an pişmanlık içinizi kavurur ve kendinizden utanırsınız.

İşte onlardan biri: şiirsel bir kara mizahla donatılmış dahiyane bir roman.
(Tanıtım Bülteninden)
Gerçek dünyasından ziyade kendi hayal dünyasında yaşayan özel bir dedektifin, bu durumundan ötürü sürekli çuvallamasını anlatan; yeraltı edebiyatı kategorisinde göterilen bir roman bu. Richard Brautigan bu kitabında kuvvetli hayal gücünü ve bir dedektiflik hikayesini güzel harmanlamış. Eğlenceli bir kitap. Tavsiye ediyorum.
Başarısız bir dedektifin günlük hayatının yanında aklının oyunlarına gelmesini, babili düşlemesini, gerçek hayattan kopup kafasının içinde babilde yaşamasını konu alıyor. bir silkeleniyor dedektif ve yine normal gündelik yaşamına kaldığı noktadan devam ediyor.
Anlatımıyla, karakter yazımıyla ve iki uçta gidip gelmeleriyle klasik bir Brautigan kitabı.
Dikkat spoiler içerir.
İflas etmiş özel dedektif C. Card, bir gün bir müşteri bulur ama müşteri ondan silahla gelmesini istemiştir. Yola çıkar ve polis arkadaşı Rink'ten borç para ve morg görevlisi Tahtabacak'tan da bir silah alır. Müşteri ile buluşur. Kadın birayı sünger gibi içen ve Bay Claveland yani Ense adında bir şoföre sahip zengin biridir. Card'a morgdan bir ceset çalması için 800 dolar verir. Ancak Tahtabacak ile anlaştığında bu cesedi çalmak isteyen başkaları olduğu da anlaşılır. Babasını öldüren ve annesi ile tartışan Card bu işi takip etmeye başlar ve usturalı çeteden Sırıtık adını verdiği birini vurur. Ceset elindedir ve zengin kadından 10000 dolar isteyecektir. Acaba bu planı başarılı olabilecek midir? Boşta kaldığı her zaman Babil'i düşleyen, bazen özel dedektif bazen kahraman bazen mucit olan ve her defasında yanında güzel bir kadın olan bu adam gerçek hayatta refahı ve parayı bulabilecek midir? Keyifle bir solukta okunan bir roman.
Talihsiz Kadın'dan sonra elime düşen Riçırd kitabı. Açıkçası sanırım beklentim biraz yüksekti ki pek başarılı bulamadım bu romanı.

Yazarın kendi tarzıyla yazılmış olmasına rağmen bir şeyler eksik geldi bana. Mizahi yanı kuvvetli, karakterleriyle kendine çeken bir kitap. Aslında biraz üzücü bir konuya sahip çünkü Babil'i düşlerken yaşadığı hayatta daima başa, yani çukura dönen bir özel dedektifin hikayesi bu. Kitabı olayların açıklanmasını bekleyerek okudum ama nedense bir sonuca bağlanmadı. Belki de bu yüzden pek sevemedim.

Ayrıca elimdeki Altıkırkbeş Yayın'ın 1. Basımında yaklaşık on sayfa tekrar basılmış ki bu da hoş olmamış.
Doğayla bütünleşmenin ancak içinde olunduğunda fark edilebilen serin okşayışlarıyla uyudum geceleri. Seslerin harmonisi kanserli hücreleri söküp attı ruhumdan.

Beklentilerimi azalttım, insanlardan beklediklerime harcadığım enerjiyi kendime yakınlaşmak için harcadım. Şu an hiçbir şey yapmıyor ve düşünmüyorum. Sadece sessizliği dinliyorum. Ben ve kendimden bir parça uzaklaştım. Doğadan soyutlanıp sanata yönelmiyorum, hayatın bir değişkeni ya da hayatı değiştirme gibi bir derdim yok, doğa olmaya çalışıyorum. Bir şey anlatmıyorum aslında anlattıklarımdansa beklentim yok artık. Doğanın bağrındayım, bir parçasından öte artık oyum. Doyacak kadar yemeğim var, fazlası her zaman insanı kötülüğe iter, sessizce uyuyacak bir yerdeyim, entelektüel ve duygusal zırvaları azaltıp içimdeki sese yöneliyorum.
''Bira içmek ona sonsuz bir zevk veriyordu. Ondan beklendiği gibi içmiyordu. Bira içme tarzında bir hanımefendilik barınmıyordu. Maaşını yeni almış bir tersane işçisi gibi içiyordu birayı.''
Herhalde Allah'ın her günü bir otobüs koltuğunda oturuyordu. Hatta bir otobüste doğmuş bile olabilirdi; belki de yaşam boyu geçerli olan bir bileti vardı ve öldüğünde tabutunu bir otobüsle mezarlığa götüreceklerdi.
Yalvaran köpek gözleriyle bakıyordu şimdi de bana. Pornografi için herşeyi göze almıştı. Bu bakışı daha önce de görmüştüm ama müstehcen fotoğraflar sattığım günler artık çok gerilerde kalmıştı.
Ayağa kalktım, el sıkıştık. Sol elini sıkmış olmalıyım çünkü sağ eli orada değildi. Kolunun infilak ettiği günü hatırlıyorum. Onun için hiç de iyi bir gün değildi çünkü profesyonel olarak jonglörlük ve sihirbazlık yapıyordu. Yerde, kopmuş kolunun yanında yatarken tüm söyleyebildiği şu olmuştu: "Bir daha asla tekrarlayamayacağım bir gösteri."
"Japon değilim," dedi hızla uzaklaşırken bir an bana dönüp "Çinli Amerikan. Bayrağı sevmek. Sam Amca'yı çok sevmek. Sorun yok. Çinli. Japon değil. Sadık. Vergi ödeyici. Başkalarının işine burnunu sokmaz."
Dilencilerin seçme şansı olmaz. Gemi batıyorsa küreklere asılmak gerek; ama ne olursa olsun adam öldürmeyecektim. Bu yapmayacağım tek şeydi. Tam anlamıyla umutsuzdum. Allahın cezası paraya ihtiyacım vardı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Babili Düşlemek
Alt başlık:
Bir Özel Dedektiflik Romanı, 1942
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055150532
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Dreaming of Babylon
Çeviri:
Melis Oflas
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altıkırkbeş Yayınları
Gerçekten'de bagajda ölü bir fahişenin cesedi vardı.

Malumunuz ya da değil; Richard Brautigan, Beat Kuşağı ve sonrasında gelen Hippi sürecinin bayrak yazarlarından biri, biri derken başlıcası. Dönemin -yani buhran sonrası dönemin- kurtuluş vaat etmese de insanların sarılmaktan vazgeçmedikleri bir-iki isminden olan Richi, bu bir iki ismin birçoğu gibi çok fazla içti, ve gene bu bir iki ismin yaptığı gibi kafasını kendisine ait bir av tüfeğiyle parçaladı. Tüm Beat yazarlarının görmezden gelinmeye çabalanan ana edebi özelliği olan şairlik onda da vardı. Bir şairdi. Bir şair olmasına rağmen hep romanları üzerinde duruldu. O buna aldırış etmedi. Romanları da onun için uzun şiirlerdi kısa cümlelerle kurulan. Her RB okuru için gereksiz olduğunu bildiği bir sancı mevcuttur: bir kitabı diğerine değişememenin sancısıdır bu, Riçi'nin herhangi bir kitabını bir diğerine değiştiğiniz an pişmanlık içinizi kavurur ve kendinizden utanırsınız.

İşte onlardan biri: şiirsel bir kara mizahla donatılmış dahiyane bir roman.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 33 okur

  • Damra Şahin
  • Uğur aslan
  • Doğukan
  • Mühürdar Mişhil
  • Gökhan
  • Marguerite
  • Deep Down
  • indéfini
  • Yeliz Darın
  • Çağla F.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%6.7 (1)
8
%46.7 (7)
7
%13.3 (2)
6
%20 (3)
5
%0
4
%6.7 (1)
3
%6.7 (1)
2
%0
1
%0