K.A

K.A
bildiği şeylerin dörtte üçünden sıkılan adam see you down the road
blues
yağmurlardan kaçarken taşa tutuldum dönüp bakamadım bile şimdi kendi içine yağan bir bulutum kağıtlar yeşeriyor toprak yerine. saçlarımı uzattım, aynayı kırdım deri ceketimi çıkardım sandıktan cebimde yirmi yıl önceki sevgilimin resmi o mu büyüdü, ben mi yaşlandım? gümüş tabakamı, köstekli saatimi bir blues ritmiyle kullanıyorum her sabah yeniden uyansam da naftalinli bir gençlik bu yaşadığım. ipsiz ruhum, sarsak, serseri otobanlarda sırtında heybesiyle cafelerde tuborg bira ve patates cipsiyle durdun bir yerde, çağını bekliyorsun. Ahmet Erhan
Reklam
işte bak bu cehennem doyuran narımız ateş emziren bağrımız ve gecenin ikisini otuz geçerken hayatımız eza ediliyor serüvenimize iyi değilim allah'ım iyi değilim semalar altında böyle cefama bereketler olsun ki anamın dişlerinden başlıyorum dökülmeye Payidar Zaraman
zaten kırılmış bir kızsın şimdi dövülmüş bir av yanmış ırmaklar öneriyorsun toy bedenine kavmin yanlış tufanlardan geçip duruyor gözlerime baka baka ağlayıp aşk diyorsun Onur Ünlü (Ah Muhsin Ünlü)
Az önce kitaplarıma gözüm takıldı. Her kitabın arasında ayrı bir materyal var. Birinin arasında para, birinde kartpostal, ıslak mendil (açılmamış paket), kredi kartı, üzerinde tekel numarası yazan bir not kağıdı, fotoğraf, market fişi vs. Not: Evde yüzlerce ayraç var
Eksikti tamken bile hepsi bu kadardı Dumandı, dağılır, çiçekti solardı. Behçet Necatigil