yaren

Kuğu göle yük olmazmış.
Puan vermedi
Bayıldım ve bayıldım. Kitap William Butler Yeats'in İrlanda halk öykülerinin derlenmesinden oluşuyor, eğer halk hikayelerine sizde merak besliyor yahut hayranlık duyuyorsanız sevmemenize imkan yok. Masalları bir metafor ile eve benzetsek İrlanda Masalları bu evin kapısı olurdu bence. Bu evrene ve alana dair her şeyin başladığı yer. Su perileri, bansheeler, cüceler, sizi kaçırıp ayak parmaklarınız düşene dek on yıllarca dur durak bilmeden dans etmenize sebep olan peri müzikleri... materyal dünyanın kabuğundan sıyrılıp, bir zamanlar bu masallar dilden dile yayılıp giderken yaşamın ne kadar büyüleyici olabildiğini anladım. Yeşilli İrlanda köylerinde küçük kulübenin birinde iplik ören kadınların birbirine anlattığı bu öyküleri kulaklarımda hissedebiliyorum.
Edebiyat
İrlanda MasallarıWilliam Butler Yeats · Karakarga Yayınevi · 2019241 okunma
Reklam
“Geçmişte yaşamanın güven veren bir yanı vardı…”
9/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
Bu kitap hakkında bir çok çeviri inceleme, naçiz İngilizcem ile eleştiriler okudum, bazısı ne kadar alçaltıcı ve kötüleyiciyse ötekileri bir o kadar yere göğe sığdıramıyor, ölüp bitiyordu kitaba. Yine edebiyat sayesinde sanatın ne kadar öznel be bireysel olabildiğini görmüş oldum böylece. Kimsenin ne dediğini önemli olmamalıydı çünkü. Tek mühim olan bu kitabın bana vereceği his ve tad katacağı fark olmali. Her şeyi kenara bırakıp kitabı okudum. (İfade etmeliyim ki çeviri de bir o kadar mükemmeldi İthaki Yayınlarına koşulsuz güveniyorum her zaman) Çok afedersiniz (!) kitabı okumam aylar sürdü… Kötü olduğu icin değildi ama! bilakis harika bir deneyim olmuştu benim için. Akşamları okudum, marmarayla dershaneme giderken bazen üçer sayfa okudum, uzun araba yolculuğunda ise bitirdim. Eskiden kendime haftada en az bir kitabı bitirmeyi bir ödev edinmiştim, artıksa bir yetişkinim ve ne istiyorsam onu yapıyorum çünkü mutluluktan ötesi olmadığını fark ettim hayatta. Bu kitap da tam bu oldu benim için, koşulsuz mutluluk ve huzur, nerde bıraktiysam sayfalar orda yakaladı beni günler sonra bile… Adını bilmediğimiz roman karakterinin tüm çevresine ve yaşamına yansıttığı nefreti/ parlak hayatına dair abartılı sıkılganlığı, ki aslında kendine olan nefreti, çok yakından tanıdığım ama bana uzun zamandir aynada görmediğim birini hatırlatti. Otessa moshfegh’in yarattığı bu sade ama kaotik atmosfer ve nihayet klasik alçak gönüllü iyi kadın karakterinden uzak karakter bana inanılmaz bir zihin orgazmi yasatti kendisine rastlamayacağını, rastlasa dahi anlamayacağı bu platformdan saygılarımı sunuyorum <3. Çağdaş edebiyat ve yenilikten hoşlanıyorsanız uzatmadan okumanızı diliyorum :) şapşal gibi kitabın özetini yazmadim açıp okuyun kitabın arkasından, interner cağında yaşıyoruz!
Edebiyat
Dinlenme ve Rahatlama YılımOttessa Moshfegh · İthaki Yayınları · 20221,658 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2021 17. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2021 20:01
Bu kitap hakkında ne söylesem, doğru olur bilemiyorum. Emin olabildiğim bir fikrim olduğundan dahi emin değilim zira. Çok ilginç bir üslup ile kaleme alınmış, içeriği itibari ile ise pek ilginç olmayan bir kitap. Alışıldık bir konu anlatıyor Sally Rooney bize, hiyerarşik lise ortamında ötekileştirilen genç bir kadın ve gözler önünde, basamakların tepesindeki iyi çocuk… Buraya kadar sıkıntı yok, açıkçası insanların okudukları bir takım yapıtları klişe olarak nitelendirmesini anlamıyorum. Tarih boyunca edebiyatta süregelen bir durumdur çünkü bu. Klasisizm akımı doğar, yazarlar benzer konuları işler, ardından Romantizm çıkar yine aynı mesajlar yazılır aktarılır okuyucuya. Mesele bu olmamalı. Önemli olan ne anlattığı değil nasıl anlattığı da olmalı, değil mi? Yazar bu konuda özgün bir iş başarmış fikrimce, çok farklı bir dil. Tamamen yer mekan betimlemesinden soyutlanmış bir anlatım, öyle işte. Dersiniz ki, okudun da ne oldu? Bilmiyorum. Sanırım bilmeme de gerek yok. Yine edebiyatın tek amacı bu olmamalı çünkü. (Bunu hiç okumasam da olurdu diyen dostlara istinaden yazmak istedim.) Yine de yazarın duygu yönünden fazlaca sönük kaldığı yadsınamaz bir gerçek olsa da, ben sanki en başta niyeti zaten buymuş gibi hissettim. Bambaşka bir bakış açısıyla anlatılan, romantizm ve dostluğun iç içe geçtiği, ilişkilerde bireylerin iç dünyasına da ışık tutan bir hikaye. Sonuç olarak merak ediyorsanız buyurun okuyun derim sizden bir şey eksiltmeyeceği kesin :) Olmadı dizisini izleyebilirsiniz. Farklılıklara ilgi duyan bir kişilik olarak ben sevdim diyorum, neticede hayatın her anı gibi yeni bir deneyimdi.
Edebiyat
Normal İnsanlarSally Rooney · Can Yayınları · 20199,8bin okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2021 16. kitabı
“Oh, aşk!” dedi kız, sesi titriyor, gözleri parlıyordu. “Aşk iki iken bir olmaktır. Bir erkekle bir kadının birbirine karışıp bir meleğe dönüşmesi... Aşk, cennet demektir.” Tüm bu Paris, Point Zero (Point zéro des routes de France) aşk çağrışımları bir şekilde aklıma Notre Dame’ın Kaburundan bu alıntıyı getirdi. İyi ki muhterem Victor Hugo bu romanı yazmış da mühim katedrali yıkımdan kurtarmış. Eğer varlığını korumasaydı ne öykülerden, ne duygulardan yoksun kalırdı insan diye düşünüyor, en yakın zamanda gitmeyi umut ediyoruz… Bekle beni point zero! Pekâlâ, Stephanie Hanımefendi’ye tebriklerimi sunuyorum. Duygularımıza nasıl hitap etmesi gerektiğini iyi biliyor, her seferinde bizi yumuşak karnımızdan vuruyor. Güzel kurgu, çok sevimli bir aşk, güzel mekan tasvirleri… Çerezlik bir aşk romanına daha ne gerek bilemiyorum. Keyifsizliğe, reading slump olsun her şeye reçete olabilir. Siz de akıcı vakit geçirmelik gençlik/romens seviyor iseniz bayıla bayıla okursunuz. İyi geceler 1000k ailesi!
Edebiyat
Anna ve Fransız ÖpücüğüStephanie Perkins · Yabancı Yayınları · 20171,718 okunma
The show must go on!
Puan vermedi
Bu sefer, edebiyat konuşmak yerine bir diziden bahsedeceğim, kalbime olabileceği kadar dokunmuş, en hüzünlü hallerimde bana bir çikolata gibi sevinç katan, nam-ı diğer ‘Glee’. Şunu söyleyerekten bir başlangıç yapmak istiyorum, iyi olmaya çabaladığımız miktar kadar iyi olduğumuza inanmama rağmen, ön-yargı problemiyle baş eden biriyim, her adımımda önüne geçmeye çalışıyorum. Dolayısıyla bu gereksiz dürüstlüğü nereye koyarsınız, o size kalmıştır. Aslında maksadım kült veya klasik değeri taşımayan (kime göre, neye göre :)] bu yapımı de hiçbir yargıda bulunmadan, insan ruhuna kara bir leke gibi işlemiş saçma beklentilerden uzak şekilde değerlendirmeniz, çünkü ben öyle yaptım… Bir şans verirseniz sizi de mutlu edeceğine eminim. Öncelikle dizimiz müzikal bir gençlik drama dizisi, Spring Awakening oyunun başka bir versiyonunun televizyona aktarılmış hali gibi düşünebilirsiniz, belki daha kadrolu ve kapsamlısı :) Bu güzel dizi benim üzerimde öyle büyük bir etki sahibi oldu ki sözcüklere dökmek oldukça zorlaşıyor. Hiçbir karakterin siyah beyaz olmayışı, salt iyi-kötü karakter niyeti güdülmeden yaratılmış olmaları. Her birinin hatalarıyla, hayalleriyle/ dünyada hepimizin büyük hayallerinin gerçekleşmediğini gördükleri zaman yetişkinliğin farkındalığına erişmeleri… Kısacası hepsinin grinin birer tonu oluşu sevmemde en büyük etken. Farklı etnik kökenden, cinsel kimlikten, sınıftan, dinden gelen, ortak sadece müzik tutkusuna sahip bu gençler, birbirlerine tamamen zıt ve bir o kadar birbirlerine aitler. Aynı bizler gibi, aynı bizim olduğumuz kadar doğru ve yanlışlar. Dile dökemedikleri duyguları müzikle anlatıyorlar biz de anlıyoruz, hem de fazlasıyla. Diziyi sürekli izlerken, ben bunu asla yapamazdım/yapmazdım, ben de aynen böyle yapardım diyorsunuz. Anlatılan aslında sizin
Dizi/Film
Glee - William McKinley Lisesi YıllığıKolektif · Akılçelen Kitaplar · 20156 okunma
Reklam