O ve bahçe bir olurdu, o bahçeyi bırakmıyordu ama bahçe de babamı artık bırakmayacaktı. Aralarında tuhaf, lanetli bir bağ, Faustvari bir anlaşma vardı. Ölümcül de olabilirdi bu bahçe.
İnsan, öz-saygısını erotik alanda olmazsa, seçimin bireyin özel yetenekleri tarafından saptandığı bir başka uğraş alanındaki başarılar aracılığıyla yeniden kazanabilir ve böylece, bütün rakiplerine karşı bir zafer kazanmış olur.
Belki de, kendimizi koruma içgüdüsü yüzünden, kendimizi bir başka insanda yitirmek gibi doğal bir korku taşıyoruz. İşte sevginin, eğitimin ve psikanalizin başına gelen de budur; herkes bunları bildiğini sanır ama, gerçekte kimsenin pek birşey bildiği yoktur.
Hayatımda bütün rastlantılar, bütün hayret veren yaşantılar, tesadüfler, sırada dışı her olay, kişi o kadar çok anlamını yitirecek konuma geldikleri için ben bütün güzel tesadüfleri gözümde bayağılaştırdım. Hiçbiri ilginç gözükse de büyüleyici gelmiyor artık gözüme.