Evi iyi yönetirmiş, yani asgari miktardaki parayla ailesini doyurup giydirir, çocukları kilisedeki ayinlere deliksiz, lekesiz giysilerle gönderirmiş, böylece ailenin kendini yoksul gibi hissetmeden yaşamasına izin veren bir saygınlığa yaklaşırmış. Gömleklerin yakalarını, kol ağızlarını daha uzun süre dayansın diye tersyüz edermiş. Her şeyi, pasta yapmak için sütün kaymağını, bayat ekmeği, çamaşır yıkamak için odunun külünü, erik ya da bez kurutmak için sönmüş sobanın sıcaklığını, gün içinde ellerini yıkamak için sabahlatı el yüz yıkanan suyu bile saklarmış. Yoksulluğun yükünü azaltan her şeyi bilirmiş. Yüz yıllardır anneden kıza aktarılan bu bilgiler sıra bana gelince durdu; ben sadece bu bilgilerin arşivcisiyim.