Kıyıda bekleyenler için fazla fırtınalı, sığ düşünenler için fazla derinim belli ki sığ sulara göre değilim…..
~Alıntı sonlarında senna olarak belirtilen kendi cümlelerimdir.
FREE PALESTINE
”Hâfız’ın kabri olan bahçede bir gül varmış;
Yeniden her gün açarmış kanayan rengiyle.
Gece, bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış;
Eski Şîrâz’ı hayal ettiren âhengiyle.
Ölüm âsûde bahar ülkesidir bir rinde;
Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter.
Ve serin serviler altında kalan kabrinde
Her seher bir gül açar, her gece bir bülbül öter.”
“Kaybettirir hatıramızda ölüm eski hüznünü;Lâkayt olur bir müddet sonra gamlı bir günü.İlmin derin görüşleri, aklın hükümleri…Dolduramaz boşalmış olan hissî bir yeri.”
“Benim “biz” haline gelebilmem için önce “ben” olmam gerek.”Ne yazıktır devir “ben”olamamış “bizlerden” ibarettir!
Başkasıyla tamamlanmak kolaydır
..kendiyle tamamlanmak isteyenlerin ise iç dünyası virane….herkes “ben” olamaz kararlılık ister, “ben” olabilme potansiyeli acıyıda getirir.. önce kendine dayanmalı insan.. öte tarafta,“benlik’ten” kaçıp “bizliğe” yönelirse insan işte o zaman dışardan tamamlanmaya çalışarak ömür çürütür kendini öldürür, ve bence en büyük saygısızlıklardan acılardan biridir kendi potansiyelini gerçekleştirememek kendini tanımadan başkasıyla biz olmaya çalışmak -senna-
Kimse kimsenin acısını anlamıyor; herkes kendi yangınında kül. -
Herkesin birbirine sağır olduğu devir bu… En yakının bile yüzeysel…kimseyi kendinle kıyaslama aynı beklentiyi duyma herkes anlaşılmaya takmış anlamaya çalışan yok…