Ey Türk gençliği! Birinci görevin; Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyeti'ni, sonsuza dek korumak ve savunmaktır.
Varlığının ve geleceğinin tek temeli budur. Bu temel, senin en değerli hazinendir. Gelecekte de, seni, bu hazineden yoksun bırakmak isteyecek, iç ve dış düşmanların olacaktır.
Bir gün, bağımsızlık ve cumhuriyeti savunma zorunluluğuna düşersen, göreve atılmak için, içinde bulunacağın durumun imkân ve şartlarını düşünmeyeceksin!
Bu imkân ve şartlar, çok elverişsiz nitelikte belirebilir.
Bağımsızlık ve cumhuriyetine zarar verecek düşmanlar, bütün dünyada benzeri görülmemiş bir zaferin temsilcisi olabilirler.
Zorla ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi gerçekten ele geçirilmiş olabilir.
Bütün bu şartlardan daha acıklı ve daha korkunç olmak üzere, memleketin içinde, yöneticiler dalgınlık, sapkınlık ve hatta hainlik yapabilirler.
Hatta bu iktidar sahipleri kişisel çıkarlarını, memleketi ele geçirenlerin siyasi amaçlarıyla birleştirebilirler.
Millet, fakirlik ve yoksulluk içinde harap ve bitkin düşmüş olabilir. Ey Türk geleceğinin evladı! İşte, bu durum ve şartlar içinde de görevin; Türk bağımsızlık ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun güç, damarlarındaki soylu kanda vardır!
Afife Jale yasak olmasına rağmen 22 nisan 1920 gecesi, Kadıköy’deki Apollon Tiyatro’sunda “Yamalar” piyesindeki Emel rolünü oynayarak sahneye çıkan ilk Müslüman Türk kadını oldu.