Geleceğimize Nutuk

Mustafa Kemal Atatürk

Yorumlar ve İncelemeler

Harikaydı
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2025 127. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2025 23:40
Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümsüz eseri Nutuk çocuklar için sadeleştirilerek çizgi roman haline getirilmiş. Ben okurken çok keyif aldım. Çocuklarımızın kitaplığında ve tabii yetişkinlerin kitaplığında da olması gereken bir eser.
Geleceğimize NutukMustafa Kemal Atatürk · Doğan Çocuk Yayınları · 2024357 okunma
Harika Bir Çizgi Roman
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
Kitabı sürekli Migros'ta görüyordum ancak alıp almamak arasında kararsızdım. Özellikle kızıma çok faydalı olacağını düşünerek aldım. Kitabı az önce bitirdim ve kızımdan önce bana çok faydası oldu. Okuyun, okutun.
İnceleme
Geleceğimize NutukMustafa Kemal Atatürk · Doğan Çocuk Yayınları · 2024357 okunma
Nutuk
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
Nutuk, ilk kez karikatürize edilerek anlatılmış. Resimlerle, Atatürk’ün Nutuk’ta vurguladığı önemli bölümlerin aktarılması gerçekten çok etkileyici. Hem çocuklar hem de yetişkinler için örnek teşkil eden harika bir kitap. Görseller sayesinde çok daha akılda kalıcı hale gelmiş; bayıldım
1000Kitap
Geleceğimize NutukMustafa Kemal Atatürk · Doğan Çocuk Yayınları · 2024357 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2024 163. kitabı
Geleceğimize NUTUK . Atatürk tarafından yazılan ve Kurtuluş Savaşı' mızı anlatan #nutuk , en çok çocuk ve gençlerimize yazılmış aslında. Öyle ki, bir asır sonrasında bile doğanların, milli mücadelemizi öğrenip bilmesini istemiş #canımatam . İşte Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki mücadelemizi daha kolay anlayıp okumak için de, @dogancocukyayinlari resimlerle bizlere sunmuşlar nutuk' u. Çizgi roman şeklinde hazırlanan, Gökçe Akgül tarafından resimlenen bu çok kıymetli kitap elimize geçtiğinde, kızım okulda Sosyal Bilgiler dersinde Milli Mücadele Dönemini işliyordu. #geleceğimizenutuk u aldığımızdan beri tekrar tekrar okuyup her seferinde ilk defa okuyormuşcasına coşkuyla bizlere anlatması gururlandırıyor beni. Yeni öğrendiği bilgileri ders notlarıyla birleştirip, verilen mücadeleyi anlamış olması da cabası. Çocuklarımı tam bir #atatürk sevdalısı olarak yetiştirmenin gururunu yaşayan ben, bugün gibi_Türk bayraklarımız asılı, Cumhuriyet' imizin 101. yılını kutlamanın neşesiyle, hepinize #şiddetletavsiyeederim bu kitabı. 6 gün, 36 saatte halka okunan, 8 yıllık bir kurtuluş destanının, halkın özgürlük mücadelesinin özetidir #nutuk . Okurken Canım Atam' ın sesi kulaklarınızda çınlarken göğsünüz kabaracak bir kere daha coşkuyla . Okuyalım, okutalım ve ne zorluklarla buralara geldiğimizin farkında evlatlar yetiştirerek Cumhuriyet' imize sahip çıkalım. " Ne mutlu Türk'üm diyene! "
Geleceğimize NutukMustafa Kemal Atatürk · Doğan Çocuk Yayınları · 2024357 okunma
10/10
·136 syf.··
2024 40. kitabı
Nutuk eşsiz bir eser, Atamızın bize emaneti. Nutuk'un çocuklarımız tarafından anlaşılması da çok önemli, o açıdan çok kıymetli br eser olmuş, hazırlayanların eline sağlık. Geleceğimize Nutuk
Mavikitapkulübü
Geleceğimize NutukMustafa Kemal Atatürk · Doğan Çocuk Yayınları · 2024357 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
her şeyden önce, özlem ve sevgi ile… ilk başta, Mustafa Kemal Paşa’yı ve Nutuk’u çizgi romana çevirmelerine pek hoş bakmamıştım fakat yine de çocuklar için daha ilgi çekici bir hale getirerek öğretmenin amacıyla bunu yaptıklarını biliyordum. kitabın başında da kısa ve öz olarak buna değiniyorlar zaten. özellikle gelişme çağındaki çocuklara okutulması gerektiğini düşünüyor ve tavsiye ediyorum. “İstanbul’daki hükümet, Sivas Valiliği’ne kızmış mı? neden? halk, düşmanlara karşı çıkıyor diye mi? mücadeleye devam etmeliyiz.”
Geleceğimize NutukMustafa Kemal Atatürk · Doğan Çocuk Yayınları · 2024357 okunma
10/10
·136 syf.··
2025 45. kitabı
Selamlar Arkadaşlar, Ben bu kitabı cidden çok beğendim. Mustafa Kemal Atatürk'ün bizlere yazdığı Nutuk kitabımızı bizlere resmen yaşatmış.Kitabın anlatımı resimlerle ve daha günümüze uygun bir dille güçlendirirken Nutuk'ta geçen cümleleri de koyu siyah bir yazımla bizlere aktarmışlar. Kitabın yazımı belki çocuklara anlatmak olsa da bence yetişkinlerin de kesinlikle okuması gereken bir kitap olmuş.Kitapta Tekalif-i Milliye Emirleri'ni okurken kafamda çok daha oturttum. Kitabın başında da Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatını anlatması çok iyi olmuş bence.
Çizgi Roman
Geleceğimize NutukMustafa Kemal Atatürk · Doğan Çocuk Yayınları · 2024357 okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2023 47. kitabı
Mustafa Kemal Atatürk 'ün Türk bağımsızlık destanını anlatan Nutuk adlı eserini Cumhuriyetimizin 100.yılında okumak ve bitirmek nasip oldu. Modern ve çağdaş bir devlet kurulmadan önce Türk halkının yaşadığı zorluklar, İslam dinini kullanarak aldatma çabaları gibi bir sürü konuya değinen eser aslında günümüzü de yaşatıyor gibi. Zira Cumhuriyet ilelebet payidar kalıcak bir yönetim şeklidir. Her Türk insanının okuması gereken bu eseri kolay ve sade bir şekilde çizgi roman olarak aktarmaları okumayı sevmeyenler veya çocuklar için çok kolay anlaşılabilir bir baskı haline gelmiş. O yüzden okumamak için bahane kalmadı diyebiliriz Bende incelememi Mustafa Kemal Atatürk 'ün şu sözü ile bitirmek istiyorum; "UYUYAN MİLLETLER YA ÖLÜR YA KÖLE OLARAK UYANIR."
Cumhuriyetin 100. Yılı
NutukMustafa Kemal Atatürk · Doğan Kitap · 2021357 okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2021 62. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2021 18:23
Nutuk daha önce yüzlerce farklı versiyonda basıldı ama bildiğim kadarıyla şimdiye kadar hiç çizgi roman olarak basılmamıştı. Nutugun çizgi roman olarak basılması muazzam bir fikir ama nutugun özetinin ozetinjn özeti olmuş. Keşke bu 300 sayfa nutuk 1 olarak çıksaydı ve bu şekilde nutuk 3 e bölünüp toplamlda 900 sayfa olarak nutuk 1 2 3 şeklinde çıksa idi. Ancak o zaman nutugun içeriği eksiksiz ele alınmış olabilirdi. Zira bu hali içerik olarak oldukça eksik kalmış.
Edebiyat
NutukMustafa Kemal Atatürk · Doğan Kitap · 2021357 okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2024 56. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2024 15:48
Ataturk, Milletine hesap verme bilinci ile yazdığı ve TBMM' sinde okuduğu Nutuk' da, 1919 da başlayan Milli Mücadeleye ait dönemini anlatıyor.Hem bir anı hemde belge niteliginde. Gökce Akgül'ün çizdigi,Senem Kale'nin uyarladığı Nutuk'u okudum bu günlerde. Çocukların, gençlerin ilgisini çekebilecek nitelikte. Resimlerle ilgi çekici hale gelmiş çizgi roman bilgilendirici ve güzel bir çalışma. Atatürk'ün, 15 Ekim 1927 de, Cumhuriyet Halk Partisi Kongresinde, TBMM 'sinde saat onda başladığı konuşması, 6 gün sürdü. Günde 6 saat toplam 36 saat de okundu. Kitaptan alıntılar yapmak isterim. Söylevine başlangıç cümleleri; "Geleceğe yönelik önlemler konusundaki düşüncelerimi söylemeden önce,geçmişteki olaylar konusunda bilgi vermek ve yıllar süren davranış ve yöntemlerimizin hesabını milletimize vermek ödevimdir. Olaylarla dolu, dokuz yıllık bir döneme deginecek soylevim,uzun sürecektir Yerine getirilmesi gereken bu iş, güçbir gorev oldugu icin sözü uzatırsa beni hoş karşılaşacağınız ve bağışlayacagınızı umarım. " Bitiş cümleleri: Saygıdeger efendiler, sizi günlerce alıkoyan uzun ve ayrıntılı konuşmam , en sonunda, geçmişte kalmış bir dönemin hikayesidir. Bunda, milletim için ve gelecekteki çocuklarımız için dikkat ve uyanıklık saglayabilecek bazı noktaları belirtebilmişsem, kendimi mutlu sayacağım. Efendiler, bu konuşmamla , milli hayatı bitmiş sayılan büyük bir milletin, bağımsızlığını nasıl kazandığını , bilim ve tekniğin en son esaslarına dayanan milli ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım. Bugun ulaştığımız sonuç , yüzyıllardan bu yana çekilen milli felaketlerden doğan uyanışı ve bu sevgili vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir. Bu sonucu, Türk gençliğine emanet ediyorum." Bende bu gunlerde,Atatürk ile
NutukMustafa Kemal Atatürk · Doğan Kitap · 2021357 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Mustafa Kemal AtatürkYazar · 129 kitap
Mustafa Kemal Atatürk 1881 yılında Selânik'te Kocakasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi'ndeki üç katlı pembe evde doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım'dır. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV. yüzyıllarda Konya ve Aydın'dan Makedonya'ya yerleştirilmiş Kocacık Yörüklerindendir. Annesi Zübeyde Hanım ise Selânik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş eski bir Türk ailesinin kızıdır. Milis subaylığı, evkaf katipliği ve kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, 1871 yılında Zübeyde Hanım'la evlendi. Atatürk'ün beş kardeşinden dördü küçük yaşlarda öldü, sadece Makbule (Atadan) 1956 yılına değin yaşadı. Küçük Mustafa öğrenim çağına gelince Hafız Mehmet Efendi'nin mahalle mektebinde öğrenime başladı, sonra babasının isteğiyle Şemsi Efendi Mektebi'ne geçti. Bu sırada babasını kaybetti (1888). Bir süre Rapla Çiftliği'nde dayısının yanında kaldıktan sonra Selânik'e dönüp okulunu bitirdi. Selânik Mülkiye Rüştiyesi'ne kaydoldu. Kısa bir süre sonra 1893 yılında Askeri Rüştiye'ye girdi. Bu okulda Matematik öğretmeni Mustafa Bey adına "Kemal" i ilave etti. 1896-1899 yıllarında Manastır Askeri İdâdi'sini bitirip, İstanbul'da Harp Okulunda öğrenime başladı. 1902 yılında teğmen rütbesiyle mezun oldu., Harp Akademisi'ne devam etti. 11 Ocak 1905'te yüzbaşı rütbesiyle Akademi'yi tamamladı. 1905-1907 yılları arasında Şam'da 5. Ordu emrinde görev yaptı. 1907'de Kolağası (Kıdemli Yüzbaşı) oldu. Manastır'a III. Ordu'ya atandı. 19 Nisan 1909'da İstanbul'a giren Hareket Ordusu'nda Kurmay Başkanı olarak görev aldı. 1910 yılında Fransa'ya gönderildi. Picardie Manevraları'na katıldı. 1911 yılında İstanbul'da Genel Kurmay Başkanlığı emrinde çalışmaya başladı. 1911 yılında İtalyanların Trablusgarp'a hücumu ile başlayan savaşta, Mustafa Kemal bir grup arkadaşıyla birlikte Tobruk ve Derne bölgesinde görev aldı. 22 Aralık 1911'de İtalyanlara karşı Tobruk Savaşını kazandı. 6 Mart 1912'de Derne Komutanlığına getirildi. Ekim 1912'de Balkan Savaşı başlayınca Mustafa Kemal Gelibolu ve Bolayır'daki birliklerle savaşa katıldı. Dimetoka ve Edirne'nin geri alınışında büyük hizmetleri görüldü. 1913 yılında Sofya Ateşemiliterliğine atandı. Bu görevde iken 1914 yılında yarbaylığa yükseldi. Ateşemiliterlik görevi Ocak 1915'te sona erdi. Bu sırada I. Dünya Savaşı başlamış, Osmanlı İmparatorluğu savaşa girmek zorunda kalmıştı. Mustafa Kemal 19. Tümeni kurmak üzere Tekirdağ'da görevlendirildi. 1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı'nda, Mustafa Kemal Çanakkale'de bir kahramanlık destanı yazıp İtilaf Devletlerine "Çanakkale geçilmez! " dedirtti. 18 Mart 1915'te Çanakkale Boğazını geçmeye kalkan İngiliz ve Fransız donanması ağır kayıplar verince Gelibolu Yarımadası'na asker çıkarmaya karar verdiler. 25 Nisan 1915'te Arıburnu'na çıkan düşman kuvvetlerini, Mustafa Kemal'in komuta ettiği 19. Tümen Conkbayırı'nda durdurdu. Mustafa Kemal, bu başarı üzerine albaylığa yükseldi. İngilizler 6-7 Ağustos 1915'te Arıburnu'nda tekrar taarruza geçti. Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal 9-10 Ağustos'ta Anafartalar Zaferini kazandı. Bu zaferi 17 Ağustos'ta Kireçtepe, 21 Ağustos'ta II. Anafartalar zaferleri takip etti. Çanakkale Savaşlarında yaklaşık 253.000 şehit veren Türk ulusu onurunu İtilaf Devletlerine karşı korumasını bilmiştir. Mustafa Kemal'in askerlerine "Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!" emri cephenin kaderini değiştirmiştir. Mustafa Kemal Çanakkale Savaşları'dan sonra 1916'da Edirne ve Diyarbakır'da görev aldı. 1 Nisan 1916'da tümgeneralliğe yükseldi. Rus kuvvetleriyle savaşarak Muş ve Bitlis'in geri alınmasını sağladı. Şam ve Halep'teki kısa süreli görevlerinden sonra 1917'de İstanbul'a geldi. Velihat Vahidettin Efendi'yle Almanya'ya giderek cephede incelemelerde bulundu. Bu seyehatten sonra hastalandı. Viyana ve Karisbad'a giderek tedavi oldu. 15 Ağustos 1918'de Halep'e 7. Ordu Komutanı olarak döndü. Bu cephede İngiliz kuvvetlerine karşı başarılı savunma savaşları yaptı. Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasından bir gün sonra, 31 Ekim 1918'de Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına getirildi. Bu ordunun kaldırılması üzerine 13 Kasım 1918'de İstanbul'a gelip Harbiye Nezâreti'nde (Bakanlığında) göreve başladı. Mondros Mütarekesi'nden sonra İtilaf Devletleri'nin Osmanlı ordularını işgale başlamaları üzerine; Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettişi olarak 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. 22 Haziran 1919'da Amasya'da yayımladığı genelgeyle "Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararının kurtaracağını " ilan edip Sivas Kongresi'ni toplantıya çağırdı. 23 Temmuz - 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum, 4 - 11 Eylül 1919 tarihleri arasında da Sivas Kongresi'ni toplayarak vatanın kurtuluşu için izlenecek yolun belirlenmesini sağladı. 27 Aralık 1919'da Ankara'da heyecanla karşılandı. 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması yolunda önemli bir adım atılmış oldu. Meclis ve Hükümet Başkanlığına Mustafa Kemal seçildi Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kurtuluş Savaşı'nın başarıyla sonuçlanması için gerekli yasaları kabul edip uygulamaya başladı. Türk Kurtuluş Savaşı 15 Mayıs 1919'da Yunanlıların İzmir'I işgali sırasında düşmana ilk kurşunun atılmasıyla başladı. 10 Ağustos 1920 tarihinde Sevr Antlaşması'nı imzalayarak aralarında Osmanlı İmparatorluğu'nu paylaşan I. Dünya Savaşı'nın galip devletlerine karşı önce Kuvâ-yi Milliye adı verilen milis kuvvetleriyle savaşıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi düzenli orduyu kurdu, Kuvâ-yi Milliye - ordu bütünleşmesini sağlayarak savaşı zaferle sonuçlandırdı. Mustafa Kemal yönetimindeki Türk Kurtuluş Savaşının önemli aşamaları şunlardır: Sarıkamış (20 Eylül 1920), Kars (30 Ekim 1920) ve Gümrü'nün (7 Kasım 1920) kurtarılışı. Çukurova, Gazi Antep, Kahraman Maraş Şanlı Urfa savunmaları (1919- 1921) I. İnönü Zaferi (6 -10 Ocak 1921) II. İnönü Zaferi (23 Mart-1 Nisan 1921) Sakarya Zaferi (23 Ağustos-13 Eylül 1921) Büyük Taarruz, Başkomutan Meydan Muhaberesi ve Büyük Zafer (26 Ağustos 9 Eylül 1922) Sakarya Zaferinden sonra 19 Eylül 1921'de Türkiye Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal'e Mareşal rütbesi ve Gazi unvanını verdi. Kurtuluş Savaşı, 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması'yla sonuçlandı. Böylece Sevr Antlaşması'yla paramparça edilen, Türklere 5-6 il büyüklüğünde vatan bırakılan Türkiye toprakları üzerinde ulusal birliğe dayalı yeni Türk devletinin kurulması için hiçbir engel kalmadı. 23 Nisan 1920'de Ankara'da TBMM'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu müjdelenmiştir. Meclisin Türk Kurtuluş Savaşı'nı başarıyla yönetmesi, yeni Türk devletinin kuruluşunu hızlandırdı. 1 Kasım 1922'de hilâfet ve saltanat birbirinden ayrıldı, saltanat kaldırıldı. Böylece Osmanlı İmparatorluğu'yla yönetim bağları koparıldı. 13 Ekim 1923'te Cumhuriyet idaresi kabul edildi, Atatürk oybirliğiyle ilk cumhurbaşkanı seçildi. 30 Ekim 1923 günü İsmet İnönü tarafından Cumhuriyet'in ilk hükümeti kuruldu. Türkiye Cumhuriyeti, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ve "Yurtta barış cihanda barış" temelleri üzerinde yükselmeye başladı. Atatürk Türkiye'yi "Çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak" amacıyla bir dizi devrim yaptı. Bu devrimleri beş başlık altında toplayabiliriz: 1. Siyasal Devrimler: • Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922) • Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923) • Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924) 2. Toplumsal Devrimler: • Kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmesi (1926-1934) • Şapka ve kıyafet devrimi (25 Kasım 1925) • Tekke zâviye ve türbelerin kapatılması (30 Kasım 1925) • Soyadı kanunu ( 21 Haziran 1934) • Lâkap ve unvanların kaldırılması (26 Kasım 1934) • Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerin kabulü (1925-1931) 3. Hukuk Devrimi: • Mecellenin kaldırılması (1924-1937) • Türk Medeni Kanunu ve diğer kanunların çıkarılarak laik hukuk düzenine geçilmesi (1924-1937) 4. Eğitim ve Kültür Alanındaki Devrimler: • Öğretimin birleştirilmesi (3 Mart 1924) • Yeni Türk harflerinin kabulü (1 Kasım 1928) • Türk Dil ve Tarih Kurumlarının kurulması (1931-1932) • Üniversite öğreniminin düzenlenmesi (31 Mayıs 1933) • Güzel sanatlarda yenilikler 5. Ekonomi Alanında Devrimler: • Aşârın kaldırılması • Çiftçinin özendirilmesi • Örnek çiftliklerin kurulması • Sanayiyi Teşvik Kanunu'nun çıkarılarak sanayi kuruluşlarının kurulması • I. ve II. Kalkınma Planları'nın (1933-1937) uygulamaya konulması, yurdun yeni yollarla donatılması Soyadı Kanunu gereğince, 24 Kasım 1934'de TBMM'nce Mustafa Kemal'e "Atatürk" soyadı verildi. Atatürk, 24 Nisan 1920 ve 13 Ağustos 1923 tarihlerinde TBMM Başkanlığına seçildi. Bu başkanlık görevi, Devlet-Hükümet Başkanlığı düzeyindeydi. 29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyet ilan edildi ve Atatürk ilk cumhurbaşkanı seçildi. Anayasa gereğince dört yılda bir cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilendi. 1927,1931, 1935 yıllarında TBMM Atatürk'ü yeniden cumhurbaşkanlığına seçti. Atatürk sık sık yurt gezilerine çıkarak devlet çalışmalarını yerinde denetledi. İlgililere aksayan yönlerle ilgili emirler verdi. Cumhurbaşkanı sıfatıyla Türkiye'yi ziyaret eden yabancı ülke devlet başkanlarını, başbakanlarını, bakanlarını komutanlarını ağırladı. 15-20 Ekim 1927 tarihinde Kurtuluş Savaşı'nı ve Cumhuriyet'in kuruluşunu anlatan büyük nutkunu, 29 Ekim 1933 tarihinde de 10. Yıl Nutku'nu okudu. Atatürk özel yaşamında sadelik içinde yaşadı. 29 Ocak 1923'de Latife Hanımla evlendi. Birçok yurt gezisine birlikte çıktılar. Bu evlilik 5 Ağustos 1925 tarihine dek sürdü. Çocukları çok seven Atatürk Afet (İnan), Sabiha (Gökçen), Fikriye, Ülkü, Nebile, Rukiye, Zehra adlı kızları ve Mustafa adlı çobanı manevi evlat edindi. Abdurrahim ve İhsan adlı çocukları himayesine aldı. Yaşayanlarına iyi bir gelecek hazırladı. 1937 yılında çiftliklerini hazineye, bir kısım taşınmazlarını da Ankara ve Bursa Belediyelerine bağışladı. Mirasından kızkardeşine, manevi evlatlarına, Türk Dil ve Tarih Kurumlarına pay ayırdı. Kitap okumayı, müzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi ve yüzmeyi çok severdi. Zeybek oyunlarına, güreşe, Rumeli türkülerine aşırı ilgisi vardı. Tavla ve bilardo oynamaktan büyük keyif alırdı. Sakarya adlı atıyla, köpeği Fox'a çok değer verirdi. Zengin bir kitaplık oluşturmuştu. Akşam yemeklerine devlet ve bilim adamlarını, sanatçıları davet eder, ülkenin sorunlarını tartışırdı. Temiz ve düzenli giyinmeye özen gösterirdi. Doğayı çok severdi. Sık sık Atatürk Orman Çiftliği'ne gider, çalışmalara bizzat katılırdı. Fransızca ve Almanca biliyordu. 10 Kasım 1938 saat 9.05'te yakalandığı siroz hastalığından kurtulamayarak İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'nda hayata gözlerini yumdu. Cenazesi 21 Kasım 1938 günü törenle geçici istirahatgâhı olan Ankara Etnografya Müzesi'nde toprağa verildi. Anıtkabir yapıldıktan sonra nâşı görkemli bir törenle 10 Kasım 1953 günü ebedi istirahatgâhına gömüldü. Kaynak: kultur.gov.tr/TR-96300/atatur...