Zeynep Zafer

Zeynep Zafer
@Howiwineponyou
İçinde bulunduğumuz dönemde bile yorumlanamayan şeylerin sorgusuz sualsiz yargılamalarla alt edildiğini ve gerekirse yok edildiğini bizzat görerek yaşıyoruz. İnsanlar, anlamayanlar olarak görülmek istemezler elbette ve bunun üstesinden gelmenin her daim bir yöntemi bulunmuştur; anlaşılamayan şey, lanetlidir. Lanetliyse eğer Tanrı dışı bir şeydir. Bu da onun yok edilmesini gerektirir. Maalesef toplumsal linçlerin çoğunun tohumu, kör zihinlerce atılır.
Sayfa 36 - Destek yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kendini Platon'un bir öğrencisi olarak gören Hypatia, onun "Küçük şeylere gereğinden çok önem verenler, elinden büyük iş gelmeyenlerdir" sözünü asla unutmuyordu. Küçük şeylerle insanları oyalayanlar, büyük işler yapmak isteyenleri de aslında bu şekilde engellemeye çalışıyorlardı; halkı kendi tarafına çekersen, onlara her istediğini yaptırırsın. Hypatia'yı engellemek ve onu yok etmek için uğraşanların en büyük silahı buydu, halkı istedikleri şeylere inandırma gücü.
Sayfa 31 - Destek yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Hypatia'nın insana ve hayata dair felsefesi, o dönemin güç odakları tarafından hiçbir zaman anlaşılamadığı gibi, anlaşılmak da istenmedi. Çünkü, insanların bir araya gelerek kendi sorunlarını kendilerinin çözebildiği bir toplumda, liderlere de ihtiyaç kalmazdı. Dini gruplar tarafından "Hepimiz kardeşiz” sözü her ne kadar kabul ediliyormuş gibi görünse de, bunun bir kadın tarafından söylenmesi kabul görmüyordu. Bunu ancak bir lider söyleyebilirdi. Herkesin kardeş olduğu gerçeği bile kimin söylediğine bağlıydı. Eğer bu bir kadınsa üstüne biraz düşünmeli ya da sıradan halktan biriyse dikkate alınmamalı. Böyle önemli bir şeyi ancak önemli birilerinin söylemesi gerekiyordu. Bu da tabii ki dönemin dini liderleri olmalıydı. Yoksa insanların kardeş olmalarının söylenmesinin kimseye bir faydası olmazdı. Çünkü onlara göre kadın, sessizliği ve uysallığı öğrenmeliydi.
Sayfa 30 - Destek yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
bizi birleştirenler...
İnsanları birbirinden ayıran şeyler, yine kendileridir. Bir insanın tek başına yaşamasının mümkün olmadığı tarih boyunca bilinen bir gerçektir. İnsan ancak toplum içerisinde var olabilir ve varlığını sürdürebilir. Buna rağmen bu ayrışma ve düşmanlığın hiç k9imseye bir faydası olmadığını her konuşmasında dile getirmiştir. Öğrencileri de bu düşünceyi benimsemiş ve daha sonra İskenderiye valisi olan Orestes, her toplantısını Hypatia'nın bu sözüyle bitirmiştir.
Sayfa 29 - Destek yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Hayat, gizemlerin çözülmesidir.
Onun zamanında yaşayan insanlar bu zorlukları tanrılara havale ederek işin içinden çıkıyorlardı. Çözülemeyen şey ilahi şeydi ve onun çözümü de ancak tanrılar tarafından bulunabilirdi. İşte Hypatia buna karşıydı. Bir sorun insan tarafından idrak edilebiliyorsa, onun bir çözümü de var demekti. Bir şeyi sorabiliyorsa insan, bir çözümü olduğu içindi. Her problemin bir çözümü mutlaka vardı. Hypatia'ya göre korku korkuyu beslerdi. Eğer bir korkuya teslim olursanız, o korkular da başka korkulara teslim olurdu. Her şey birbirini beslerdi. Burada da öne çıkan şey, cesaretti.
Sayfa 24 - Destek yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat