Yazık o millete ki, sesini sadece cenaze törenlerinde yükseltir, sadece yıkıntılar arasında kibirlenir ve sadece boynu kılıçla kütük arasındayken başkaldırır.
Yazık o millete ki, Devlet adamı bir tilki, filozofu bir hokkabaz, sanatı yamama ve taklit sanatıdır.
Yazık o millete ki, yeni hükümdarını borazan sesleriyle karşılar ve bir sonraki hükümdarını da borazanlarla karşılamak için, onu yuhalayarak uğurlar.
Topluma afyon yetiştiren, bu mele dini idi. Bu din halkı şöyle uyutuyordu: "Siz sorumlu değilsiniz. Zira. olup biten her şey Allah'ın iradesi dâhilinde olmaktadır. Öyleyse yoksulluğunuz dan dolayı üzülmeyin. Zira öte dünyada bunun karşılığı size verilecektir. Bu nedenle ne kadar darda olursanız olun, ses çıkarmayın! Sonra size bunun on katı verilecektir."
Tarih boyunca insan topluluklarına hükmeden dinin temel özelliği şudur: Her zaman mevcut durumu meşru gösteren, halkı uyuşturan, geriye götüren, sınırlandıran ve halkın içinde bulunduğu duruma kayıtsız kalan dindir. Bu nedenle "Din, korkunun bir ürünüdür; din afyondur. Din özgürlüğü ortadan kaldırandır ve din, feodal sistemin bir ürünüdür."