"Eğer siyaset, gelecek tarihin konusu ise, bize tarihten okutulan şey, siyasetimizin, idare tarzımız tarafında mahkum edilmesi demektir. Bugün okutulan tarih derslerinin, yüzde doksanı gülünçtür. Okutulan derslerden ancak binde biri gençlerin hafızasında kalmaktadır, bu da birkaç tarih ve birkaç isimden ibarettir. Yani büyük ve önemli olan hatlar tamamen eksik kalmaktadır, işin esasını oluşturan başlıca fikirler, izah edilmemektedir. Olayların birbiri ardından gelmesindeki derin sebeplerin ortaya çıkarılması işi öğrencinin az çok gelişmiş zekasına bırakılmaktadır. Bu duruma karşı, istenildiği kadar isyan edilebilir. Bir toplantı sırasında parlamenterlerin iç ve dış siyaset hakkında yaptıkları nutuklar, bir parça dikkatle okunsun, her şey bütün çıplaklığı ile ortaya çıkacaktır. Her halde bu siyasetçilerin büyük bir kısmı, ortaokul, hatta fakültelerde paltolarını eskitmişlerdir. İşte o zaman, bu kimselerin tarihteki bilgilerinin yetersiz olduğu görülür. Eğer bu siyasetçiler tarihi hiç okumamış olsalardı ve yalnız doğru bir içgüdüye sahip olsalardı, milletimiz için daha hayırlı olurdu."