Leyte

Leyte
Kendine değmeyen acıyı nüfusuna almıyor kimse! instagram.com/ucimorgtr?igsh=... ucim.org.tr Evli
Kısacık ama içinizde büyük bir sarsıntı yaşatacak bir roman...
Puan vermedi·104 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2024 17:04
Roman yeni bitti ve ben hiç eğip bükmeden dilime ne gelirse yazıcam. İlk yirmi sayfayı bir çırpıda okuduktan sonra durdum ve " ben ne ara bu kadar okudum, bu nasıl bir akıcılıktır, hissettiğim bu ürperti nedir" dedim. Sonra ellinci sayfalara geldigimde nefesimin daraldığını, yerin dibine doğru çeken bir hortumla bir kuyuya doğru sürüklendiğimi hissettim. Sonlara doğru yaklaştığımda ise bütün merakıma rağmen bitmesin diye bir gün ara verdim. (Ara verdigime bakmayın bir saate okunacak bir kitap) O arada çok şey düşündüm tabi gerek ülkemizde, gerek Ortadoğu'da gerek dünyada. Romanı okuyan bazı arkadaşlar oryantalist bakış açısı olan noktaları tespit edip, bu kitap nasıl bu kadar yüceltilir diyebilir. Ama o oryantalist bakışı çıkardığımızda da hiç bir gerçek değişmiyor. Hatta gerçeklik daha bir gerçek oluyor. Bu kitabı hep "savaş ve Ortadoğu'da kadın olmak" temalı olarak işittim ancak okurken tam tersi "erkek olmak "olarak okudum. Ve romanda çocukluktan yeni çıkmış gencin dramıyla çocuklara dair verilen mesajda da. Feminist yaftası yememek için detaya girmiycem. Tarih boyunca savaşların toprak uğruna, namus uğruna, kadınlar ve çocuklar uğruna yapıldığı iddia edilir. Dışarıya açık pencereden bakıldığında evet bu böyle. Peki sonra perdemizi kapatıp kapalı kapılar arkasındaki dünyamıza döndüğümüzde?! Keyifsiz bir okumaydı. Bu keyifsizligi yaşayın derim.
Sabır TaşıAtiq Rahimi · Can Yayınları · 2023817 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·401 syf.··
Beğendi
·
2022 25. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2022 01:34
Bir var oluş sancısı... Romanın kahramanı Aziz üzerinden anlatılan, beşer olabilmenin kendine ulaşabilmenin savaşı... Kitaba Aziz'in işten gelip oğluyla çatışması ile başlıyoruz. Sonra konu olarak azizin hayatı bir anda geriye doğru akmaya, karısı Tevhide ile nasıl evlendiğine daha doğrusu Tevhide'yi görücü olarak isteme faslına dönüyor . Bu isteme faslına henüz şahit olmamışken kendimizi Aziz'in çocukluğunda 15 yaşlarında buluyoruz ki bir daha da çıkamıyoruz. Ta ki askerden gelene(23 yaşına) kadar. 14- 15 yaşlarinda aynaya bakmayı keşfediyor aziz, gözün sınırlarını aşan bir bakışla... kendinde olan mayanın ortaya çıkıp kabarması dışa taşıp coşma misali gibi. Doğanın kendi kanunları içinde var olan her şeye başka gözle bakıp hakikatinin perdesini aralamaya kalkar. Ancak ne hanesi anlar ne de içinde bulunduğu ortam. Baba sürekli susma orucu tutar anne ise sadece babaya tabi olmuş silik bir vasıfta. Abi ise toplum içinde, hayatın olduğu kadarını görüp olduğu kadarından da nasibini alarak yaşama düzenin istediği şekilde tutunmuş. Ama hani toplumumuzda bir söz vardır ya "kardeş kardeşin ne onduğunu ister ne öldüğünü" o tarz bir abi. Hanede ortam böyle olunca gün gün kendine içindeki dipsiz kuyuya çekilir Aziz. İlk uyanmayı babasının susma orucunda yaşar aziz. Evdeki bu ketum sessizlik azizin içinde çıldırasıya bir isyan başlatır. Coşku ile söylenen bir harfin, kelimenin, cümlenin sıcaklığını ister sınırsızca ama nafile. Sonrasında aile ve toplumda ilk hayal kırıklıkları, ilk utanma duygusu, ilk aşağılanma, ilk hiçlik duygusu gibi var olmanın suçluluk merhaleleriyle bir bir tanışır. Tüm bunlara rağmen gel diyene giden git diyene de dönüp bakmayan bir yapıdadır. Hal böyle olunca yol onu, uzun bir dönemi kapsayan Melamilik akımının içine
Kıyamet Emeklisi - 1. CiltŞule Gürbüz · İletişim Yayınları · 20221,016 okunma
Puan vermedi·135 syf.··
Beğendi
·
2021 32. kitabı
Insanin icindeki acima ve merhamet duygusunu titreten bir kitap bu. Öyle ki okurken ağladığınızı bile farketmeden kaybolacaksiniz içinde. Kitabı araştırıp sayfa sayısına bakarak hadi canım sende diyebilirsiniz ama kalıbı değil, özü büyük olanlardan bu kitap.Bir insan düşünün hamuru o kadar temiz saf ve bir o kadar da zarif. Ama içinde doğduğu ve yaşadığı ortamlarda Kâbil yaratılışlı insanlar varsa ve onların o kötü mizaçlarından ve kavgalarından payını almaya mahkumsa ya zamanla onlar gibi olmaya başlar ya da psikolojik bir yıkımla sağlıgından olur. Işte baş kahramanımız Sabri de bu insanlara karşı aslını korumuş ama psikolojik olarak sağlığını kaybedenler safında yerini almıştır. Ve bir defa daha anlıyoruz ki şu hayatta insanin aldığı yaralardan en kapanmayan olanı anne ve babadan kaynaklananmış. Yazar Sabri'nin hayatını iki arkadaşı, karısı ve abisinin ağzından anlatmakta. Sabrı'nın karakter tasvirinin tüm detaylarıni bu yakınlarının anlattıklarından öğrenirken, onlarin karakter tasvirlerini de kendi ağızlarından ögrenmis oluyoruz.Kısacası mükemmel bir kurgu. Bir de bu kitapla nasıl tanıştığımı anlatmadan gecemiycem. Elimde liste ile sahafa gittim tabi yeni basimlari olmadığı için bulamadım. Ben de 4 kitap aldım tam çıkıyordum ki en kuytudaki rafa bakmadım dedim döndüm. En kuytu dedigime bakmayın aslında sahafin her tarafı öyle raflar dolu ve hiçbir raf arasından iki kişi geçemez gobekliyseniz şayet vay halinize:) başka bir ortam olsa bogulursunuz ama ettafiniz oksijen dolu orman gibi geliyor. Hasılı incecik bu kitap nasıl ilişti gözüme anlamadım. Irfan yalçın ismine aşinaymisim gibi geldi ve hemen 1000 kitaba girip takip ettigim okur incelemesine baktım. Bu nedenle beni bu isme aşina yapan o incelemenin sahibi n
Fareyi Öldürmekİrfan Yalçın · Milliyet Yayınları · 1980402 okunma
Edebiyatımızda sahip çıkılıp okunması bilinmesi zorunlu bir eser.
Puan vermedi·254 syf.··
Beğendi
·
2021 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2021 20:20
     Kitaptan bir alıntıyla başlayayım ki belki kitabı ve yazarı  tanımayanlar da benim gibi bu alıntıdaki soru ile kendine gelir ve yazara  gereken değeri vermek adına Türk edebiyatındaki hak ettiği yeri kazanmasına bir katkımız olur.    " İşte sadık, etrafımız düşmanla sarılı olarak o sevgili Türk bayrakları altında üç ay yaşadım. Ya Türkler'in haberleri var mı bizden? Kara tatar, kamplarında çırpınıyormuş, bir avuç toprağı için ölüyormuş, kimin haberi olur?"      Tokat gibi bir soru!!! ve bu sorunun cevabı da incelememin sonunda. Asıl tokatı orada yiyoruz adeta... Şayet mehmet temiz bey olmasaydı ben de kara tatar'ın verdiği mücadeleden cengiz dağcı'dan da haberim olmayacaktı.    Evet bu tavsiye üzerine  okumaya başladım kitabın daha ilk başlarında öyle bir sarsıldım ki  hemen internetten cengiz dağcı'yı araştırdım. Ona dair bulduğum üç  belgeseli izledim. Kitabi bitirdigimde  anladim ki bu yazılanlar  ne kurgu ne de hayal ürünü. Birebir yazarın  biyografisiydi bu kitap. Yazım tekniği ve anlatımı ise ayrı bir başarı. Ne basite indirgenmiş bir üslup ne de karmaşık  bir anlatım... savaşın ve esaretin  insan psikolojisini nasıl tükettiğini  insanı insan olmaktan çıkarmışlığını öylesine ustaca anlatmış ki... nasıl toparlanmış da böylesine mükemmel ifade edebilmiş anlamadım.       2. Dünya savaşında Ruslar kırımı işgal ederler. Romandaki baş kahraman sadık Turan'ın,  köyleri ve evleri de istilaya uğrar. Sadık Turan'ın babası onun iyi bir eğitim alıp  milli duygularla vatana hayırlı bir evlat olması için okutur. Eğitimli olan bu genci, Ruslar da  askeri eğitim vererek, Almanlara karşı verdikleri savaşta teğmen olarak görev verirler. Başka çaresi yoktur Sadık Turan'ın. Eğer Rusların safında Almanlara karşı savaşmazsa bilir ki ailesi bir gün ansızın ortadan
Korkunç YıllarCengiz Dağcı · Ötüken Neşriyat · 20192,787 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
Beğendi
·
2021 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2021 22:52
Bazen insanı kendisi değil de  yaşamın iyi ya da kötü koşulları şekillendirir. Kitabın kahramanı Eszter Encsy de bu kötü koşullarla şekillenen  insanlardan. Eszter Encsy,  yoksul sefil hayatıyla değersizlik  içinde çocuk yaşında mücadele eder. Çektiği tüm acılar onu fiziksel açıdan güçlü yaparken, duygusal açıdan acımasız  yapar. Öyle ki trajik olaylara bile bazen ağlarken bazen de  gülecektir. Kim bilir iyi bir tiyatro sanatçısı olması da bundandır. Hayatın her  kalıbına girecek kadar pismişliğinden...   Yaşamın başka türlüsünü sınıf arkadaşı  Angela'da görür.  Her şeye sahiptir Angela. Etrafında pervane olan zengin  bir ailenin güzel  kızı. Tabiri caizse dünyaya prenses olarak gelenlerden. Bu iyi koşullar Angela'yı saf temiz ve iyi kalpli yaparken,  Eszter Encsy 'in sefil yaşamı ise  onu nefretle, kinle, hasetle, art niyet gibi duygularla yoğrulan  bir karakter yapar.        İşte kahramanımız Eszter Encsy, romanın daha  başında ölen sevgilisine  bu kötü koşullardaki hayatının üzerinde yarattığı, travmatik ve nevrotik duyguların sebeplerini, iç dünyasında neler hissettiğini  neler  düşündüğünü anlatır. Bir nevi Ruhsal çözümleme yapar. Nazan Bekiroğlu'nun  " tepeden tırnağa çamursun  adem " dediği gibi içindeki tüm çirkinlikleri çamuru ortaya döker.   Yıllar sonra Angela'nın sahip olduğu maddiyata hatta kocasına dahi sahip olur. Ama Angela'nın doğuştan sahip olduğu o değerlilik  hissine hiç bir zaman sahip olamamıştır ve bu nedenle  kopamamıştır geçmişten. Sevgilisini de o geçmişle arasında bir bağ olarak görmüş,  ölümüyle bu bağın koptuğunu da itiraf etmiştir.   Çok yoğun bir kitap olması sebebiyle  kesinlikle okunmasını tavsiye ederim.      Keyifli okumalar.        
Yavru CeylanMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 2018679 okunma