Yavru Ceylan

Magda Szabo
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 34 dk.
Sayfa Sayısı:
232
Basım Tarihi:
Şubat 2018
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
ISBN:
9789750826061
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·232 syf.··
2026 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 15:54
Magda Szabo’dan daha önce “İza’nın Şarkısı” ve “Kapı”yı okumuştum. Onlar da çok iyiydi ama “Yavru Ceylan” bambaşka bence. Her şeyden önce, bu nasıl bir gözlem ve analiz yeteneğidir, bunlardan hareketle nasıl bir karakter yaratmaktır! Sonrası, daha önceki Szabo kitapları için de aklımdan geçenler: Bu nasıl güzel bir anlatım; süsleyip püslemeden, böylesine sade ama aynı zamanda derinlikli yazıp, insanın içine işleyen nasıl gerçekçi bir roman bu! “Yavru Ceylan”, baştan sonra bir kadının, Ezster’in kronolojik açıdan karışık bir düzende içsel monoloğundan oluşuyor. Önceleri varlıklıyken sonradan yoksul düşmüş bir ailesi var Ezster’in, böyle olunca oldukça zor bir çocukluk geçiriyor ve bu hayatının geri kalanını ve karakterini şekillendiriyor. İkinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesine denk geliyor çocukluğu; bu nedenle 1940’lar ve ardından 1950’ler Macaristan’ında yaşanan tarihi olaylar da arka planda karakterimizi şekillendiren toplumsal koşullar olarak karşımıza çıkıyor. Son derece etkileyici, akıllara kazınan, literatüre geçecek, bence karakter nasıl yaratılır dersi verecek nitelikte bir anti-kahraman yaratmış Szabo. Sevgisizlik, yaşından çok daha büyük sorumlulukları omzuna yüklenmek, çocukluğunu yaşayamamak, üstelik başka güzel çocukluklara tanık olurken erkenden büyümek zorunda kalmak ileride nasıl bir karakter yaratır, bunu muazzam çizmiş. Hırs, kıskançlık, haset, öfke, hatta aşağılık kompleksi bir ruhta nasıl birikir; masumiyetle, merhametle, aşkla nasıl çatışır ve bu çatışma insanın ruhunda nasıl tahribatlara yol açar, bunu fevkalade göstermiş. Derinden etkiledi beni bu kitap. Ezster, kesinlikle aklıma kazınan karakterlerden biri artık. Lütfen okuyun.
Yavru CeylanMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 2018674 okunma
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2019 56. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2019 19:21
Magda Szabo'nun okuduğum dördüncü kitabı. Maalesef ki yazarın Türkçeye çevrilmiş başka kitabı yok. Bu sonuncusuydu. ''Assolistler hep en son çıkar sahneye'' sözünü doğrularcasına tamamen tesadüfi olarak son sırada okuduğum bu kitap, her biri birer şaheser olan okuduğum Szabo kitaplarının içinde bana göre ruhsal tahlil ve anlatım yönünden, en iyisi ve en doyurucu olanıydı diyebilirim. Kitap, insana bir iç dünya ve duygu şöleni sunuyor. Bu yönden, çok kapsamlı ve doyurucu bir şekilde yazıldığından dolayı büyük keyifle okunuyor. Bir yandan bu harika kitabın finalini merak edip bir an önce bitirmek isterken, diğer yandan yaşattığı ruhsal ve duygusal dramatik şölen dolayısıyla çabuk bitmesin diye yavaş yavaş okumak istiyorsunuz. Yani insana böyle bir ikilem yaşatıyor. Kitapta herhangi bir diyalog yok. Konu, sadece Ezster Encsy isimli bir kişinin, zaman sırasına uymadan dönüşlerle, kendi iç dünyasıyla birlikte çocukluğundan beri yaşadığı olayları anlatmasından ibaret. Yaşadığı tüm olayları, o andaki iyi ve kötü düşüncelerini, yapmak istediklerini, aklından geçirdiklerini tüm detaylarıyla muhteşem bir şekilde bir kişiye hitaben anlatıyor. Ama bu kişinin kim olduğu, kitabın ancak orta bölümünü geçtikten sonra ortaya çıkıyor. Yazarın okuduğum dört kitabı da bir harikaydı. Her birinin ayrı bir özelliği vardı. Ama bu kitabı, bence ruha hitapta en doyurucu olanıydı. Yoksul bir çocuğun, çocukluk yıllarından başlayıp, ünlü bir tiyatro aktristi oluncaya kadar geçen zaman içerisindeki her türlü şartlar da, nasıl güçlü ve sağlam durulduğunu gösteren, müthiş bir karakter olan Ezster Encsy 'nin, kolay kolay hafızalardan silinebileceğini sanmıyorum. Hele hele bu kişinin ömrü boyunca içinde taşıdığı kıskançlık duygusunun anlatımı muhteşemdi diyebilirim. Sonuç olarak
Yavru CeylanMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 2018674 okunma
Ah görebilseydik insanların içini
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2024 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2024 09:51
Magda Szabo’dan okuduğum 3. Kitap. Bu kitabı okurken bir roman yazmak geldi içimden. Iza'nın Şarkısı ‘ki İza’yı, Katalin Sokağı’ndaki İreni ve Yavru Ceylan’daki Ezster’i alıp bir olay örgüsüne yerleştirmek ve adını da Karamazov Kızkardeşler koymak. Romanın Dimitrisi de Ezster olsun. Karamazov Kardeşler üzerine konuşacak en son insanım belki ama söz konusu Ezster olunca, onu tarif edecek başka bir benzetme bulamadım. Bir kaçış yeri gibi Magda Szabo’nun eserleri. Sanki hayatın yükünden yorulup bir yerde dinlenmek, işi gücü arkanda bırakıp minicik bir haftasonu tatiline çıkmak gibi. Szabo’nun eserlerinin bana sunduğu şeyi tasvir etmekte zorlanıyorum. Tek kelime ile mükemmeller. Diğer 20. Yy romanlarında olduğu gibi arka planında savaş var bu kitabın. Cephenin arkasına taşan dünya savaşının izlerini yer yer görüyoruz olay örgüsünde. Ama asıl merkezde olan roman kahramanı Ezster’in iç dünyasında olup bitenler. Bu eser Katalin Sokağı kadar vurucu değildi benim için ama geri kalır yanı da yoktu. Bu sefer bambaşka bir karakterle çıkıyor karşımıza yazar. Kıskanç, anne babasından alamadığı duygusal bakımın açığını hiç kapatamamış, bu sebeple belki içsel barışını hiç sağlayamamış, gerçekten sevildiğinde bile o sevgiyi hınçla reddeden, değersizlik duygusunun pencesinde kıvranan bir kadın, Ezster. En çok da şu sözlerinden varıyoruz bu sonuca: “Kimsenin beni sevmemesi, bana göre dünyanın en doğal olaydı, buna ne şaşırıyor ne de alınıyordum. Beni en çok şaşkınlığa düşüren şeylerden biri de bana karşı yakınlık duyulmasıydı.” Bu eser bir monolog aslında. Tiyatro sanatçısı olan Ezster bir şimdiyi bir geçmişi anlatarak bir olay örgüsü sunuyor bize, ama kesinlikle kafa karıştıran bir akışı yok. Katalin Sokağında da benzer bir anlatım vardı, ama bu kitaptaki kadar akıcı değildi. Ezster’in sevdiği adama
Yavru CeylanMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 2018674 okunma
8/10
·232 syf.··
2019 247. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2019 16:37
Dilimize az sayıda kitabı çevrilen yazarlardan biri Magda Szabo. "Yavru Ceylan" 1959'da basılmış, yazarın ikinci kitabı. Kahramanımız yine bir kadın: Eszter Encsy. Anlatılan konular yazarın diğer kitaplarındaki konularla büyük ölçüde benzerlik taşıyor. Ancak anlatım tekniği biraz farklı bu sefer. Kahramanımız iç monolog tekniğiyle, bir mezar başında hayatını hatırlıyor ve ölü bir aşığa itirafta bulunuyor. Sevdiği adama hayatında söyleyemediği pek çok sırrı samimi bir şekilde itiraf ediyor. Okuyucu da sanki kitabı okumuyor, onu dinliyormuş gibi hissediyor. İlk başlarda okur konuyu anlamada biraz zorlanabilir çünkü zaman ve mekân düzleminde inanılmaz sıçrayışlar ve kopmalar var. Yazar çocukluk ve yetişkinlik yıllarını herhangi bir kronolojik sıra gözetmeden aklına o an geldiği gibi biraz da bilinç akışı tarzında anlatıyor. Eszter'in hayatına dair ne varsa her şeyi onun ağızından bu itiraflar sayesinde öğreniyoruz. Fakir ama nispeten entelektüel bir ailede büyümüştür. İçinde bulunduğu şartlar kendisini zamanla hırslı ve bencil bir kişiliğe sürükler. Sürekli bir varoluş ve aşk mücadelesi içinde bulur kendini. Hem sosyal hem duygusal dışlanmışlık yaşar. Hayatındaki başarısızlıklarının en büyük sebebini kendinde değil yakın bir arkadaşı Angela isimli kızda görür. Angela Eszter'in kıskançlığının ve çekememezliğinin en büyük kaynağıdır. Çünkü Angela zengin, güzel, herkesçe sevilen ve takdir gören biridir. Bu yüzden ona karşı aşırı bir nefret besler. Eszter bu ezikliğinin etkilerinden hayatı boyunca kurtulamaz. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra tanınmış bir tiyatro oyuncu olur, artık hayatında hiçbir şey eksik kalmaz ama hayatındaki gerçek dostluklar ve ilişkiler çok eskilerde kalmıştır. Hayatta istediğimiz şeyler ya hep geç ya da istemediğimiz zaman gelir. Eszter'deki durum da
Edebiyat
Yavru CeylanMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 2018674 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
Beğendi
·
2021 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2021 22:52
Bazen insanı kendisi değil de  yaşamın iyi ya da kötü koşulları şekillendirir. Kitabın kahramanı Eszter Encsy de bu kötü koşullarla şekillenen  insanlardan. Eszter Encsy,  yoksul sefil hayatıyla değersizlik  içinde çocuk yaşında mücadele eder. Çektiği tüm acılar onu fiziksel açıdan güçlü yaparken, duygusal açıdan acımasız  yapar. Öyle ki trajik olaylara bile bazen ağlarken bazen de  gülecektir. Kim bilir iyi bir tiyatro sanatçısı olması da bundandır. Hayatın her  kalıbına girecek kadar pismişliğinden...   Yaşamın başka türlüsünü sınıf arkadaşı  Angela'da görür.  Her şeye sahiptir Angela. Etrafında pervane olan zengin  bir ailenin güzel  kızı. Tabiri caizse dünyaya prenses olarak gelenlerden. Bu iyi koşullar Angela'yı saf temiz ve iyi kalpli yaparken,  Eszter Encsy 'in sefil yaşamı ise  onu nefretle, kinle, hasetle, art niyet gibi duygularla yoğrulan  bir karakter yapar.        İşte kahramanımız Eszter Encsy, romanın daha  başında ölen sevgilisine  bu kötü koşullardaki hayatının üzerinde yarattığı, travmatik ve nevrotik duyguların sebeplerini, iç dünyasında neler hissettiğini  neler  düşündüğünü anlatır. Bir nevi Ruhsal çözümleme yapar. Nazan Bekiroğlu'nun  " tepeden tırnağa çamursun  adem " dediği gibi içindeki tüm çirkinlikleri çamuru ortaya döker.   Yıllar sonra Angela'nın sahip olduğu maddiyata hatta kocasına dahi sahip olur. Ama Angela'nın doğuştan sahip olduğu o değerlilik  hissine hiç bir zaman sahip olamamıştır ve bu nedenle  kopamamıştır geçmişten. Sevgilisini de o geçmişle arasında bir bağ olarak görmüş,  ölümüyle bu bağın koptuğunu da itiraf etmiştir.   Çok yoğun bir kitap olması sebebiyle  kesinlikle okunmasını tavsiye ederim.      Keyifli okumalar.        
Yavru CeylanMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 2018674 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
Beğendi
·
2019 269. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2019 21:10
Yavru Ceylan Magda Szabo’nun Türkçeye çevrilmiş ilk kitabıymış.1972 yılında E Yayınları tarafından yayımlanmış ilk kez. Magda Szabo’dan okuduğum Kapı ve Iza’nın Şarkısı’ndan oldukça farklı buldum Yavru Ceylan’ı.Okuması, özellikle başlangıçta algılanması zor bir kitaptı.Karakterler kafanızda oturunca kolaylaşıyor okuma.İç monologlarlar şeklinde ilerleyen kitap, kötü geçmiş bir çocukluğun, güçlü bir aşkın ve takıntının hikâyesini anlatıyor. Magda Szabo okumak her zaman zevk benim için.
Edebiyat
Yavru CeylanMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 2018674 okunma
Yavru Ceylan
10/10
·232 syf.·
2020 17. kitabı
Canım Magda Szabó’nun okuduğum 3. Romanı, her okuduğumu bir öncekinden daha fazla beğendim. “İza’nın Şarkısı- “Kapı” “Yavru Ceylan”. Kitaplar kapaklarıyla olduğu kadar isimleriyle de yargılanmamalı elbet. Şöyle ki isim bende arabesk bir çağrışımda bulunmuştu ancak yazarı tanıdığım için bu karantina günlerinde güçlü kadın kalemi Magda Szabo okumanın iyi geleceğini tahmin etmiştim. Yine ana kahramanımız bir kadın; kitap sevgine yazılmış uzun bir mektup adeta; geçmiş ve bugün geçişleri müthiş başarılı, zamanın içinde sözcükler köprüler kurmuş. Eszter’in Histerik ve öngörülemeyen duygu ve tavırlarına; geçmişini ve davranışlarının nedenlerini muziplikle anlatmasından çok keyif aldım. Kitabın son cümlesi “yine geleceğim” e ben de “yine okuyacağım! “ ile karşılık vermek isterim.
Yavru CeylanMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 2018674 okunma
8/10
·232 syf.··
2021 103. kitabı
Son Magda Szabo kitabım. Her kitabı güzel.İlginç bir şekilde, okurken tek satır tek kelime atlayamıyorsunuz, ama okurken sıkılmıyorsunuz da. Sizi alıp götüren bir yazar. Benim okuduğum son kitabı iken yazarın yayınladığı ikinci kitabı imiş, Yavru Ceylan. Seçkin bir ailenin kızıyken yoksul düşmüş, yokluğu ve aşağılanmayı yaşamış ünlü bir aktrisin, Birinci Dünya Savaşı sonrasında başlayıp komünist rejimin ilk yıllarına uzanan yıllarını anlatıyor . Ayakta kalmak için verdiği mücadele, kıskançlıkları, kaprisleri, hınçları. Okuduğum dört kitabı da çok güzeldi ama benim için İza'nın Şarkısı hep bir tık önde olacak.
Yavru CeylanMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 2018674 okunma
9/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2021 46. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2021 22:56
Yavru Ceylan, Szabo'dan okuduğum 3.kitaptı. Iza'nın Şarkısı ile başlayan tanışıklığımız Kapı romanı ile devam etmişti. Yavru Ceylan'dan sonra geriye sadece Katalin Sokağı kaldı. İlk elli sayfada kitaba konsantre olmakta çok zorlandım ama sonra yine Szabo okurları bilir ki yüreğime kocaman bir öküz oturdu sanki. Kitap baştan sonra bir monolog, iç döküş. Geçmiş ve şimdi arasında, hiçte kronolojik olmayan gel-gitlerle ilerliyor. Ben okuru zorlayan bu tarz anlatımı pek severim. Kitaba adını veren yavru ceylan aslında romanda çok az yer kaplıyor ama siz onu sembolik bir çocukluk ukdesi gibi düşünebilirsiniz. Ünlü bir tiyatrocu olan Eszter'in trajedi ve zorluklarla dolu hayatı ve yaşadıklarının kişiliğine etkilerini onun iç sesiyle dinliyoruz. Ben yazarı ve hikayelerinin hüzün yüklü sıcaklığını seviyorum ama yazarla tanışma kitabı olarak Yavru Ceylan'ı tavsiye etmem. Sizi biraz zorlayabilir. Ben çok sevdim ama hüzünlü hikayeleri sevmiyorsanız okurken sıkılabilirsiniz. Bir de alıntı ekleyeyim: "Bana sadece sahnedeyken bir peruk, bir kanat taktığımda ya da bir delikanlı rolüne büründüğümde bakarlardı. Boyanmış yüzümün altına gizlenmiş gerçek yüzümle, benliğimin içine hapsolmuş öteki beni görmek için senden başka kimse bana öyle bakmadı."
Yavru CeylanMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 2018674 okunma
1/10
·232 syf.··
2022 21. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2022 08:52
Magda Szabo'yu Kapı kitabıyla tanıdım ve hayran olmuştum. En sevdiğim yazar mertebesine çıkarmıştım. Iza'nın şarkısı da benim için çok anlamlıydı. Beğenmiştim. Uzun zamandır Yavru Ceylan ve Katalin Sokağı'nı okumaya çalışıyordum. Yavru Ceylan bitti. Bitsin diye kendimi yırttım. Çok sıkıldım, anlamadım. Gereksiz bir yoruculuk var kitapta. Dönüp dolaşıyor bir önden bir arkadan gidiyor. Zaman durmuyor. Sanki zaman makinesindeyiz ve zaman makinesi bozulmuş. Çok anlaşılmaz. Konu desen bir yere varmıyor. Ya da ben modumda değildim. Kafam başka şeylerle meşguldü. Bilmiyorum ama hiç beğenmedim. Hayallerim yıkıldı.
Yavru CeylanMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 2018674 okunma

Yazar Hakkında

Magda SzaboYazar · 9 kitap
Magda Szabo 1917 Debrecen doğumludur. Macaristan'ın önde gelen yazarlarındandır. Latin ve Macar edebiyatı eğitiminin ardından öğretmenlik yaptı ve kültür bakanlığında çalıştı. Yazmaya şiirle başladı. 1949'da Baumgarten ödülüne layık görüldüyse de ödül verildiği gün, politik nedenlerden geri alındı. Aynı yıl bakanlıktaki işinden kovuldu. 1949-1958 yılları arasında sakıncalı yazar olarak bir ilkokulda öğretmenlik yapmaya zorlandı. 1958'de yayınlanan ve büyük başarı kazanan ilk romanı Fresco'yla bu zorunlu sessizliği kırdı. Bu tarihten sonra ulusal ve uluslararası ün kazandı, ödüller birbirini kovalamaya başladı.  Yapıtları otuzdan fazla dile çevrilmiş olan yazarın Yavru Ceylan adlı romanı 1972'de E yayınlarınca yayınlanmıştır.