Tuğba

Tuğba
“Hayat dişçiye gitmeye benzer.Daha kötüsünün geleceğini düşünürsün ama en kötüsü geride kalmıştır bile.”
Sayfa 83·Kitabı okudu
Reklam
Etkin bir yasam insanin üretken çalismanın degerlerini fark etmesini saglarken, daha pasif bir yasam sürmek güzellik, sanat ve dogayi deneyimlemenin tatminini sunabilir ancak hayatta yaratimdan da, zevkten de yoksun olan ve yüksek ahlaktan başka bir şeyin bulunmadigi bir yaşamda da amaç vardir. Adini koymak gerekirse bu, insanin dışsal güçler tarafindan zaptedilmiş varoluşuna yönelik tutumudur. Yaratici bir yasam ve zevkler onun elinden alinmistir ama anlamlı olanlar, sadece yaraticılık ve zevk degildir. Yasamda gerçekten bir anlam varsa, o halde ıstırapta da bir anlam olmalidir. Istirap, kader ve ölüm gibi yaşamin alaşağı edilemez bir parçasidir. Istirap ve ölüm olmadan insan yasami tam olmaz.
Sayfa 78·Kitabı okudu
Bir mizah duygusu geliştirme ve olayları mizahın ışığında görebilme çabası, yaşama sanatında ustalaşırken öğrenilen bir hile gibiydi.
Sayfa 56·Kitabı okudu
Sevgi fiziksel bir varlık olarak, sevilen kişiden çok daha öteye gidiyordu. En derin anlamını tinsel varlıkta, iç benlikte buluyordu. Onun gerçekten var olup olmadığ, yaşayıp yaşamadığı önemini bir ölçüde yitiriyordu.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Benzer deneyimler yasamamiş birisi açlıktan ölmek üzere olan bir insanin yasadigi ruhu çökerten zihinsel çatisma ve iradenin ezilisini çok zor anlayabilir. Hendek kazarken sadece ekmegin (hâlâ kaldiysa) dagitildigı: 9.30-10.00 saatlerindeki ögle yemegi arasini duyuran sireni beklemenin veya huysuz biri degilse sürekli ustabasina saati sormarin; sonra paltonun cebindeki ekmegi oksamanin, ilk olarak ona donmus parmaklarla dokunmanin ve ilk parçayi koparıp agzina atmanin, son olarak da kendine aksama kadar yetinecegi sözünü vererek tekrar cebine koymasinin ne demek oldugunu kavrayamaz.
Sayfa 44·Kitabı okudu
Reklam