Etkin bir yasam insanin üretken çalismanın degerlerini fark etmesini saglarken, daha pasif bir yasam sürmek güzellik, sanat ve dogayi deneyimlemenin tatminini sunabilir ancak hayatta yaratimdan da, zevkten de yoksun olan ve yüksek ahlaktan başka bir şeyin bulunmadigi bir yaşamda da amaç vardir. Adini koymak gerekirse bu, insanin dışsal güçler tarafindan zaptedilmiş varoluşuna yönelik tutumudur. Yaratici bir yasam ve zevkler onun elinden alinmistir ama anlamlı olanlar, sadece yaraticılık ve zevk degildir. Yasamda gerçekten bir anlam varsa, o halde ıstırapta da bir anlam olmalidir. Istirap, kader ve ölüm gibi yaşamin alaşağı edilemez bir parçasidir. Istirap ve ölüm olmadan insan yasami tam olmaz.
Sevgi fiziksel bir varlık olarak, sevilen kişiden çok daha öteye gidiyordu. En derin anlamını tinsel varlıkta, iç benlikte buluyordu. Onun gerçekten var olup olmadığ, yaşayıp yaşamadığı önemini bir ölçüde yitiriyordu.
Benzer deneyimler yasamamiş birisi açlıktan ölmek üzere olan bir insanin yasadigi ruhu çökerten zihinsel çatisma ve iradenin ezilisini çok zor anlayabilir. Hendek kazarken sadece ekmegin (hâlâ kaldiysa) dagitildigı: 9.30-10.00 saatlerindeki ögle yemegi arasini duyuran sireni beklemenin veya huysuz biri degilse sürekli ustabasina saati sormarin; sonra paltonun cebindeki ekmegi oksamanin, ilk olarak ona donmus parmaklarla dokunmanin ve ilk parçayi koparıp agzina atmanin, son olarak da kendine aksama kadar yetinecegi sözünü vererek tekrar cebine koymasinin ne demek oldugunu kavrayamaz.