R.B

R.B
@Hulasa
Tanpınar haklı, "Tek insanın dahi acı çektiği yerde" bütün insanlara söylenecek kadar söz var. Sınıfında ve okulunda olması gerekirken çadır tutturmakla uğraşıveren öğretmenin yüzünde tükenmemeye çalışan ümit. Sınıfında ve okulunda olması gerekirken çadırında ateşi yükselen çocuğun ve onun ne yapacağını bilemeyen annesinin yüzünde tükenen ümit. Kendisine ümit bağlayanların ümitlerinin tükendiğini gören babanın yüzünde tükenen ümit. Acının bedeni aşıp ruha değdiği yerde,ne kadar yakın insanın kıyameti
Sayfa 60
Reklam
Acının aynaya düşen görüntüsü acıya müsavi değil.
Sayfa 60
Kara taş üzerinde yürüyen kara karıncanın fark edilemediği bir karanlığın koynunda, uyuyanla uyumayan arasındaki farkta aşikâr olan ne? Yitiren değil bulduran bir uykusuzluğun yakazasında neler var?
Sayfa 33
Bana ait amel defterleri açılıp döküldüğünde geçecek adlar var. Açılıp döküldüğünde adımın geçeceği amel defterlerinin varlığı gibi. Kendi kaderimizi başkasına da kader olsun diye yaşadığımızdan olmalı. Hayat bu kadar ortadayken, bir imaj kalabalığında zihni bulanan kendi imgesiyle karşılaşır suyun kıyısında.
Sayfa 219
Gün gelir mürşid olan öğreticinin öyküsü tersine döner,aniden.Aniden ,öğretici olan, öğrettiğinden öğrenmeye başlar.
Sayfa 218
Reklam