... evet, sınırdaki vakalar, diyelim, insanın görevi olup olmadığını bilmediği vakalar... yani, sadece diğerine karşı görevi yok ki insanın, kendine karşı da var, devlete karşı da, bilime karşı da var... Yardım edelim, elbette, zaten bunun için varız... ama böyle düsturlar her zaman sadece teoriktir... Nereye kadar yardım edelim ki?... işte siz, yabancı bir insan, ben de size yabancıyım ve ben sizden beni burada gördüğünüz konusunda suskun kalmanızı rica ediyorum... tamam, siz de suskun kalıyorsunuz, bu görevi yerine getiriyorsunuz... Sizden benimle konuşmanızı rica ediyorum, çünkü kendi suskunluğumda boğulmak üzereyim... beni dinlemeye hazırsınız... tamam... ama bu çok kolay ki... Peki ya sizden beni tutup küpeşteden denize atmanızı rica etsem... o zaman iyilikseverliğiniz, yardımseverliğiniz o noktada biter. Bir yerde biter işte... kişinin kendi yaşamıyla, kendi sorumluluklarıyla karşı karşıya kaldığı yerde... bir yerlerde bitmek zorunda.