Ailesi olan bu adamı, bu suçluyu hapse atıyorsunuz. cezaevinde hala ailesi için çalışabilir. ama bunu mezarın dibinde nasıl yapacak? ve babalarını, yani ekmeklerini ellerinden aldığınız o küçük erkek ve kız çocukları içiniz ürpermeden düşünebiliyor musunuz? on beş yıl sonra bu ailenin erkek çocuklarını küreğe, kız çocuklarını kendi bedenlerini satmaya mahkum ettiğinizin farkında mısınız?..."
Bir gün dediklerimi değil, demek istediklerimi anlayacak bir erkek çıkmayacak mı karşıma! Hava kötü dediğimde sadece havadan söz etmediğimi anlamak bu kadar zor mu? İlle de, ben bu hayattan bıktım, türünde sözler mi etmeliyim? İşim çok dediğimde, bana sahip çıkacak bir erkeğe ihtiyaç duyduğumu anlayacak biri… Yanımda olmanı istiyorum diyemediğim için bu yağmur içimi ıslatıyor dediğimi nasıl anlamaz? Düpedüz, sarıl bana dedikten sonra sarılmanın ne anlamı kalır!”