"Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize görecekleri öğrenimin sınırı ne olursa olsun, onlara en önce ve her şeyden önce, Türkiye'nin bağımsızlığına, öz benliklerine ,ulusal geleneklerine düşman olan bütün unsurlarla savaşma gereği öğretilmelidir." M.Kemal Atatürk
Kitapta köy enstitüleriyle ilgili birçok ayrıntıya ulaşabilirsiniz. Fikrin ortaya çıkışından kapanışına kadar geçen süre ve bu süre içinde gerçekleşen tüm faaliyetleri öğrenebilirsiniz. Enstitüde çalışan eğitmenlerin adlarından yaşlarına, gelen öğrencilerin sayılarından, hal ve durumlarına kadar birçok ayrıntı, kaynakça ve raporlarla dogrulanarak aktarılmış. Ayrıca dönemin siyasi olaylarından, görüşlerinden de bilgilere ulaşabilirsiniz. Özellikle 1946 yılı sonrası yaşanan yozlaşmayı net biçimde görürsünüz. (Amerika ile sıcak ilişkilerin başlangıcı)
Köy enstitüleri geçmişten günümüze kadar siyasiler arasında çok kez tartışılmış ve kimine göre "köylüyü köye hapsetmiş", kimine göre " köylüyü ezilmekten kurtarmıştır". Eğitimin günümüzde bile hâlâ hakkını veremeyişimiz bence ta o yıllara dayanır. İsmail Hakkı Tonguç'un bitmeyen çabası da takdir toplamalı. Türk çocuğunun her alanda ama herrr alanda bilgi sahibi olması adımıdır Köy enstitüleri. Toprak ağalarının da korkulu rüyasıdır. Ezecek, korkutacak, sindirecek köylü arar kendine bir canavar gibi. Köy enstitüsü bu köylerin çocuklarının umudu olmuştur. "Okusun kurtarsın kendini" deyimi de oralardan gelir zannımca.
İlgi duyanların, merak edenlerin okumasını tavsiye ederim. Orada okutulan dersler benim ilgimi çekmişti. Kızların ve erkeklerin ayrıca farklı alanlarda uzmanlaşması için verilen dersler çok kıymetli. Özellikle üretim kısmında yaptıkları büyük tasarruf ve adımları incelemenizi tavsiye ederim.