Millet denilen şey Naim Efendi gibi fosillerle, Seniha ve Faik Beyler gibi sefil iştahlı insanlardan mürekkep bir varlık değildi. Bunlar milletin çürüyen, dökülen tarafıydı. Ve havaya kalkan sekiz yüz bin kılıç, işte bu kangren olmuş uzvu kesip atmak içindi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
...Bunun içindir ki, Seniha'yı son senelerde türeyen yeni bir kadın neslinin muayyen bir örneği ve Naim Efendi'yi memleketinin sallanan toprağı altında ürkerek bağırmak için çıkmış bir acıklı fosil telakki ediyor. Ya kendisi neydi ?
En güzel bir yüze bir iskelet ifadesi vermek için iki gecelik bir uykusuzluk, bir sevgiyi bir alışverişe çevirmek için birkaç paket iskambil kağıdı, en zarif bir adamı bir dilenciye döndürmek için üç yüz elli liralık bir borç kafiydi.
Geçtiğimiz kırk gün sorana sormayana seni anlattım. Dilimde gül bitti adını andıkça; kelimler ağzımda kuş olup uçtu, sustuğumda kanat çırptılar ağzımın içinde, tutamadım; ilk araliktan uçtular, seni anlattılar.
Morg neden tek heceli bir kelime, o gün anladım. İki heceli olsa çıkmaz insanın ağzından. Bir kere de söylüyorsun boğazına takılıyor, sonunu duymuyorsun.