TheTrueHOOHA'nın son gönderisi 21 Mayıs 2012'deydi. Bundan sonra ortadan kayboldu, artık siber-uzayın sonsuzluğunda kayıp bir elektronik imzaydı. Ama bir yıl sonra, bildiğimiz gibi, TheTrueHOOHA, yani Edward Snowden Hong Hong'a gitti.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Günün belli zamanlarında evim bozuk Gouda peyniri gibi kokardı. Binada bunu başka kimsenin fark etmediği belliydi. Ev sahibem Bayan Schultz'a dört mektup yazmıştım fakat hepsini DELİ etiketli bir dosyaya koyduğunu öğrendiğimde -kiramı ödemek için ofisine indiğimde tesadüfen görmüştüm- bundan vazgeçmiştim.
Babam, arkasında yirmi otuz Koreliyle mahallede kasıla kasıla yürürdü. Koreliler arasındaki kabadayılardan biriydi ve sinirini bozan her Japon'la kavga etmeye can atardı. Kim olduğuna bakmazdı bile. Özel polis? Tabii. Jandarma? Gelsin. Koreliler onun kanatları altına girebilirdi fakat Japonlar, onu görünce kaçacak delik arardı.