"Bir kere sınırı aşan için artık sınır yoktur."
<Yani her günah mübah, her ahlaksızlık makbul, her hırsızlık artık mümkündür. >Alıntı:435. sayfa.
Epiktetos'un bu sözüyle Yırtıcı Kuşlar Sahnesi'ne giriş yapılıyor. Kitaba başlarken bu sözle anlatılacak olan olaylar veya durumlar arasında nasıl bir bağlantı olabilir diye düşündüm tabiki! Fakat bunun için en güzel ve doğru cevabı kitabın içerisinde saklı olduğunu düşünerek büyük bir merakla kitabı okumaya başladım ve gerçekten keyif aldım.
Bence faili meçhul cinayet yoktur doğru zamanda ve koşullarda çözülmeyi bekleyen cinayet vardır ve hiçbir suçlu asla suçsuz kalamaz.Kitap, yıllar önce faili belli olmayan bir cesedi doğayla tüm bu pisliği temizleyecek bir yağmurla gün yüzüne çıkarıyordu. "Yıllardır çözülemeyen karanlık bir sırdım, artık çözülmeyi bekleyen bir bulmaca gibi karşınızdayım" diyordu adeta ceset.
Başkomser Nevzat, ailesini kaybettikten sonra aynı şekilde mesleğini devam ettirmiş. Ailesinin başına gelenleri tüm bu yaşadığı majör depresyon durumları, paranoyaklaşan, öz olarak bir şey kaybetmesede ruhsal ve fiziksel anlamda yaşadığı bu çöküntü hali ve hayatında, rüyalarında sürekli kabusa dönüşen eşi Güzide ve kızı Aysun'un hayaletleriyle gerçekle hayal arasında gidip gelen bir yaşam. Fakat tüm bu yaşananlar arasında işine gösterdiği vefa ve özen, hayatındaki diğer insanlarla kurulan samimi ve içten davranışlar bir şekilde hayatta ve yaşamaya çalışması. Ailesine ve kendisine tüm bunları yaşatanlardan habersizdir çünkü bu duruma sebep olanlarla aynı zamanda bir arada da yaşamaktadır... Toplum ve ülkedeki güncel sorunlar, karmaşıklaşan yozlaşan meslek ve insanlar, statü veya mevki farketmesizin kirlenen ve bundan utanmayan koltuklar, sanki günümüz doğrusu veya gerçeği buymuş gibi başına buyruk gezen insan