Dil, bir toplum için kimlik, Kültür ve tarihin taşındığı en kritik köprüydü. Dil ve o dilin aleti konumundaki alfabe değiştiği zaman kimlik, kültür ve tarihe dair bağlamlar ortadan kalkıyor, köksüz ve derinliksiz, dünle yarın arasında kaybolup gitmiş bir toplum meydana geliyordu.
Gulca'da -adeta fiziksel bir acı çekerek- fark ettiğim bir başka hakikat daha oldu: Harf devrimiyle Türkiye'de yaşanan tarihi kırılma, bizim Müslüman coğrafyanın çeşitli halklarıyla iletişim ve irtibat imkanlarımızı da yok etmiş. Ortak alfabe olmayınca, zaman içinde ortak kelimeler ve o kelimelere yüklenen deruni manalar da ortadan kalkmış. Telafisi olmayan, yürek yırtıcı bir kayıp...