"Bir kitap oku, bir iyilik yap, yeni bir şey öğren, bir hayata dokun veya yaşamına anlamlı başka bir güzellik kat. Yaşama, küçük de olsa, bir mum yakmadığın her gün karanlıktasın."
Sıfır Noktasındaki Kadın
Bu kitap hakkında inceleme yapıp yapmamakta kararsız kaldım. Kitabın sonunda boğazım düğümlendi. Bu nasıl bir vahşet demek istedim ama aslında çok şaşırmamam gerektiğini de biliyorum. Çünkü zaten günümüzde Firdevslerden çok var.
Bir solukta okunacak bir kitap.. Gerçek bir hayat hikayesi. Yaşadığı ülkenin, doğduğu ailenin kötülüğü yüzünden, kadının ülkedeki değersizliği yüzünden giderek saplandığı bataklık.. Çöküş, yokoluş.. Bir kadının hazin dolu hikayesi..
Bu bir yaşam öyküsü değil.. bu yaşama ve kadına yapılan saygısızlığın öyküsü. Ataerkil bir toplumda kadın ruhuna ve bedenine yapılan bu iğrençliği kendi yarattıkları ideolojiler üzerinden bir kalıba sığdıran iğrenç ve pis kokulu yaratıkların, insani duygulardan tamamıyla yoksunlaştığı ilkel bir çiftleşme içgüdüsüyle hayatını devam ettiren bu mahlukların hala içimizde var olduklarının bir kanıtıdır bu kitap. Kanımı donduran yaşanmış bu hikayeyi, Firdevs’in hayatını şu cümleyle anlatmak istiyorum; “Varlıksızlık bu var olmamış bir hiçlik gibi.”
.
Eğer kim olduğumu bilmeden reddettiyse, kendimi incinmiş hissetmem için bir neden yoktu. Reddetmesi doğrudan bana yönelik değildi, tüm dünyaya ve onun üzerindeki herkese karşı bir tepkiydi."
.
#sıfırnoktasındakikadın
#bitti
Demokraside kutsal olan, mekanizmalar değil, değerlerdir. Mutlaka ve en küçük bir ödün vermeden saygı gösterilmesi gereken şey, insanların, inançları ve renkleri ne olursa olsun, sayısal önemleri ne olursa olsun, kadın, erkek ve çocuk, bütün insanların onurudur; oylama biçimi bu zorunluluğa uygun hale getirilmelidir.