Sinem Gözüdok

Sinem Gözüdok
@Hunilianne
Gizem mi dediniz?
10/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
Hayalet Avcısı Size kızımla birlikte keyif alarak okuduğumuz bir kitaptan bahsetmek istiyorum… Hayalet Avcısı, betimlemeleri ile macera ve gizemi bir bir işlemiş. Her sayfa da ayrı bir merak satırlara gizlenmiş. Okuru ilk bölümün başından alıyor içine hapsediyor ve düşmeyen bir yolla ilerliyor. Dayanışmanın, dostluğun ve cesaretin olay örgüsüne içtenlikle yansıtılmasını çok sevdik. Peki gizem sever okurları neler bekliyor? Hayaletlere inanmadığınızı ancak babaannenizin anlattığı esrarengiz olaylarla kendinizi bir anda garip bir o kadar da gizem dolu olaylar silsilesinde bulduğunuzu düşünün… Bir yandan anlatılanlar bir yandan aile sırları yer yer eğlenceli durumlara çekiyor sizi… Şüpheleriniz cesaretinizi kırmıyor ve bir bir sorgulamaya başlıyorsunuz… Kartallar takımının devreye girmesiyle hayaletleri mi keşfediyorsunuz yoksa olup bitenlerin bir açıklaması var mı ne dersiniz ? Hayal gücünüze bırakıyorum zira biz kızımla her bölümü detaylarıyla anlatmayı severiz. Genel olarak ele almak gerekirse bir öğretmen ve anne olarak çocuklarda merak uyandıran kitapları ayrıca severim. Okuma isteğini arttıracağını düşünürüm. Yaş grubu olarak +13 diyebilirim ancak ilkokuldan beri sağlam bir okuma temeli olan çocuklar 11 yaş itibariyle de okuyabilir. Yazarımızın akıcı anlatımı, deyim ve kalıp ifadeleri bol bol kullanması beni çok mutlu etti. Hayalet Avcısı Cahit Kaya
Hayalet AvcısıCahit Kaya · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20263 okunma
Reklam
Bir kapı aralanır ömür şenlenir
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
Duayı Yeniden Keşfetmek… “Gerçekleşen duaların ortak sırları” Bir arayışdan ziyade teselli yolculuğuna çıkalım mı? Yüreğinizin sıkıştığı anları, acıların omzunuza yük olduğu, tüm endişelerin zihninizi ele geçirdiği zamanları, keşkelerle kavrulan gece ayazlarınızı, umutla heveslerinizin katık olduğu tatlarınızı, öfke ile ihtirasın cenk ettiği günlerinizi heybenize almaya dua ile mutluluğa doğru rahmet kapısını aralamaya hazır mısınız? Gaybı bilen Rabbimize şükürler olsun ki en çıkışmaz sanılan yolların sonunda dua ile teselli bulabiliyoruz. İnsanoğlunun acziyetini dua hazinesinde harmanlayıp ömrünü bahara çeviren Rabbimin her an şah damarımızdan yakın olması en büyük teselli… Duayı yeniden keşfetmek, bir yol ki endişe kıyılarından sıyrılıp öfke denizinde boğulurken can yeleği misali oluveriyor. Ümitsizlik zincirlerini kırıp korku rıhtımından çekip ilahi bir huzura itiyor. İşte böyle bir yolda, Cengiz Aytmatov’dan Nazan Bekiroğlu’na, Albert Camus’dan Emil Michel Cioran’a, Ebru Nuaym’dan İbn Ataullah’a, Geylani’den Necip Fazıl Kısakürek’e ve nicelerine kapı aralarken bir de 73 adet dua notu okuru uğurluyor. Kimi sıkıntılar çıkmaza mı sokuyor yoksa duayla buluşman için mi var? Gaflet ile hakikat arasında herkes bocalıyor mu? İrade ile nefis arasında kurulan köprü hangimizde yıkılır vaziyette? Dil söyler, akıl düşünür de kalbin yükünü nasıl atarız? Nice sorular ile herkesin gönlüne teselli olacak türden bir kitap okurlarla buluştu. Keyifle okumanızı dilerim. Duayı Yeniden Keşfetmek Mecit Ömür Öztürk
Duayı Yeniden KeşfetmekMecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 202688 okunma
Adam ve Kadın
10/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
Bir yanda bir kadın ve bir adam bir yanda Oasis ve Lapis… Söylenenler, söylenecek olanlar, söylenmesi imkansız görünenlerin gölgesinde süzülen iki ruh misali yolları kesişen iki gönül, küçücük selamlaşmaların, kahve alırken edilen iki kelamın hayatın akışına etkisini satırlarda bulduğumuz roman… Büyük büyük olaylar, kaoslar değil de bir bakışın, kısacık bir “nasılsın?” Sorusunun derin hislere yelken açtığı bir roman… Yüz yüze gelince aklın ve kalbin yolunu şaşırması mı dersiniz yoksa asıl olanı bulması mı dersiniz bilinmez lakin suretin ve rujun isimlerden sıyrılıp aidiyete doğru kendini konumlandırdığı ılık ılık saran cümleler var burada… Anlamlandırma arayışından ziyade iki insanın ritmik çekimi var… Başta hissedilen o yakınlığı… Ardından gelen inkar ve takip eden istemsiz bir yakınlık… Yazar okura fısıldıyor: “Adam artıydı, kadın eksi; aralarındaki denge tam da buydu…” Onlar bu dünyada iki dürüst ancak gururlu gezegen misali… Çekim alanları bir bağ mı yoksa yıkımın habercisi mi dersiniz? Bir kadın ve bir adam… Atılan mesajların niyetler ile savaştığı, kaçışların sonunda gelen kavuşmaları akıcı ancak sade bir anlatımla bulmak benim için çok keyifliydi. Tam bir Mayıs romanı okudum. Yer yer ılık esintiler bazen üşüme hissi… Huzuru veren o hafif sıcaklıktan saç diplerinizin dahi aldığı soğuk duş sızısı… Adam ve kadın, kendi yüreklerinin ve zihinlerinin ördüğü duvarları yıktı mı? Yoksa bir tuğla daha mı koydu? Birbirlerine dağ olup omuz mu verdi yoksa yürek burkan bir anı olarak mı kaldı diye merak edenleri “Petrikor” bekliyor… Hayatınızın akışına bir dinginlik katacak ilişkileri ve kendinizi eleştiri süzgecine alacak türden isimlerin değil hislerin romanı olarak okuru bekliyor… Şimdiden keyifle okumanızı dilerim… Not: Japon ve Kore edebiyatı çok sevdiğimden
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202670 okunma
Yaşananlar Farklı Olsa da Hissedilenler Aynı Olabilir
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
Selamlar, Haftayı “Yara Atlası” ile bitirmek istedim. Üzerine saatlerce konuşabileceğim, bittiğine üzüldüğüm bir kitap oldu. İyileşme sürecini mi okudum, ben mi iyileştim dediğim yerdeyim… Aslında doktor eşliğinde kendini bulan, hakikatine adım atan bir kız kardeş, abla ile tanıştım… “Yara Atlası” 142 sayfalık bir kitap ama hissettirdikleri büyük bir derinlik içeriyor… Her satıda her bölümde ayrı bir benle karşılamışım gibi hissediyorum. Herkesin neşesi de yarası da ayrıdır. Farklı hisleri farklı yoğunlukta bam başka hayatlarda yaşarız ancak ne zaman kanadı kırık bir kız kardeş görsek kendi yaralarımızla sarmak isteriz. Çünkü bizim yaratılışımızın güzelliği de buradadır. Ben de kitabın sade anlatımında sarıp sarmalamak istedim. Doktor ile konuşmalarını yazarımız o kadar duru bir şekilde kaleme almış ki okurlar da o terapi duygusuna kapılıyor. Her sayfada bir yüzleşme hali ile buluşuyor. Kimimiz dile getiremediklerini, bazılarımız cesaret edemediklerini, yüreğinin bir yerlerinde gizlediği sessiz alalara kapı aralayanların, ruhunun çetin geçen mevsimleriyle çarpışmaktan kaçanların, sert inişli çıkışlı pişmanlıkların kol gezdiği sokakları olanların satırlara büründüğü Ankara’da geçmişi ve şimdiki zamanın yükünü aynalara yansıtan bir yürekle buluşup doktora gittiği yolculuk misali… Sahi bu yolculuk kimin yolculuğudu roman mıydı? Zira bu güzellik “mağluplara ve henüz yenilmişlere” diye başlıyor ve “Hepinize iyi yolculuklar” diye bitiyor. Sıradan romanları bir kenara bırakıp kendi romanınızı okur gibi okuyacaksınız. O zaman ben de diyorum ki içinde dindiremediklerinizi, geçmişin kör düğümlerini, saramadığınız yaralarınızı bir heybeye koyun, bir de papatya çayınızı alın ve manevi olarak iyileşmenin tadına varın… Ben kitaplığıma zengin, farklı ve güçlü bir kitap
Yara AtlasıHediye Demet Akan · Timaş Yayınları · 202662 okunma
Kalbin Aynası Misali
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
Merhabalar, Her kitabını merakla bekleyip okuduğum Hayati Sır hocamın son okuduğum kitabı “Tecelligah”dan bahsedelim… İnsanoğlu doğar, yaşar ve ölümü tadar. Hani büyüklerimiz der ya “Bir daha mı geleceğiz bu dünyaya” ah işte o noktada sormamız gereken bir soru “Geldik, yol alıyoruz ama hangi yol bizim için hayırlısı…” İnsan nasıl bir hayat yaşasın ki Rabbin huzuruna gönlü ferah bir şekilde varsın? Bazen görünenin ötesini aramak da gerek hem de duru bir niyetle ve imanla… Aldığımız her nefesin halkını vererek yaşamanın anahtarını çok da dünyevi maddelerde aramamak gerek, bazen nefsin bağ bozumuna iştirak etmemek gerek, gönlüm hicretine teşebbüste korkak olmamak gerek… Öyle ki hayatta pek çok engel çıkacaktır. Dünyanın düzeni gittikçe kör bir bıçak misali hepimizi köleleştiriyorken “BEN” olarak sıyrılmamız gereken zamandayız. Farkına varamadığımız zamanlar oluyordur, kendimizle baş başa kalıp secdeye başımız koyduğumuzda sahi ne kadar pürü pakız. Bunun için ne yapıyoruz. Özümüzün güzelliği ahir zamana mı sıkıştı dersiniz? Yaratılışı mucizelerle dolu olan, nasıl da dijital bir kalede mahkum olmuş değil mi! Hayatta kalalım derken yüreğimize sakladığımız manalara ne oldu? Hadi gelin birlikte bir keşke çıkalım ve o sırlı manalarda tecelligahımıza kurulalım… Tecelligah Hayati Sır
TecelligahHayati Sır · Hayy Kitap · 20268 okunma
Reklam