Hünkar BİNGÖLTEKiN

Hünkar BİNGÖLTEKiN
@Hunkar495
Çünkü her sey sarıydı, durak sarıydı, durağın yanındaki duvar, duvarın önündeki kaldırım, kaldırımın dibindeki çiçek, çiçeğin üstündeki arı sarıydı, bitmek üzere olan mevsim sarıydı ve o mevsimi bitiren güneş sarıydı. O an farketti Hiç bu kadar sarının içinde olmamıştı.
Etkinlik
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Demir olsam çürürdüm, toprak oldum dayandım...
Sayfa 155·Kitabı okudu
Kızılbaş oğlusun sen. Kızılbaşlar korkmazlar. Yüce dağların kartallarına benzerler. Türkü söylerler ki, çok yanık. Elalemin parmaklan ağızlarında kalır, Kızılbaş türkülerini dinlerken...
Sayfa 98·Kitabı okudu
İnsan hep kendisini yürekli sanır. İçine bir korku düşünce de bunu olağan saymaz. Kahrından ölür, delirir. Neden korkuyorum diye, aklını oynatır. Korku insanoğlunun yüreğine işlemiştir, bunu bilmez. İnsanoğlu salt korkudur, bunu bilmez. Bilmez de kendine yediremez korkuyu...
Bizler kepazeliği hak etmiş adamlarız arkadaş. Çok münasip, çok güzel eder. Varsın elinden geleni ardına koymasın o Ali Safa iti. Olur mu? Hemi de iyi olur. Sen yalnız hiç korkma arkadaş. Hiç mi hiç korkma. Yüreğine korkuyu uğratma. Korkan yürek makbul bir yürek değildir. Sesi çabuk kesilir, Yobazım. Sen korkma arkadaş, korkma! Bütün bu işleri, seni korkutmak için getiriyor başına o gavur. Korkma yiğidim korkma! Sen yürekli bir adamsm, korkma! Ben sana korkma diyorum arkadaş. Çünküleyim ki korkan kişi hiçbir vakit, hiçbir yerde, havada, hem de karada, hem de denizde hiçbir vakit de iflah olmaz. Korkma, kaçan atm geriye gelecek, Ali Safa iti de belasını bulacak. Yangmdan kurtardığm at geriye gelecek, onu kurtarmak için yaktığın şu güzel kabarmış elini görecek, acıyor mu elin yavru? Acımaz mı? Varsm acısın, yanan eller iyi olacak. Atm geriye, geriye, geriye dönecek. Yangmdan kaçan at geriye dönmez ama, iflah olmaz ama, senin atm geriye dönecek. Arkadaş, Yobazoğlu kızılbaş Haşan, Kürt Haşan sana diyorum, sana diyorum, sana diyorum..." sesini yükseltti, sesi olağanüstü bir sesti, kaimdi, bir devden çıkar gibiydi, tok... "Atm geriye dönecek. Arkadaş Yobazoğlu, her tepeden bir gün doğacak!" Gülerek, kalın kaşların örttüğü gözlerini kalabalığın üstünde bir daha gezdirdikten sonra güvenli bir sesle, sözcüklerin üstüne bastıra bastıra: "Her tepeden bir gün doğacak. Bir gün doğacak. Bir gün, bir gün, bir gün..." Biçimsiz, boğumlu bir karaçalı köküne benzeyen şahadet parmağıyla güneşi gösterdi: "İşte böyle," dedi, "işte böyle bir gün doğacak. İşte böyle güzel bir güneş. Sıcak. Hem de ılık. İşte böyle... Her tepeden bir gün doğacak. Atm geri gelecek. Geri gelecek..."
Sayfa 42 - Korkma!·Kitabı okudu